Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Rams Park’taki 1-4, skordan fazlasını ortaya koydu

Maçın Özeti: Umuttan Çöküşe On Yedi Dakika

24.000

Yorum: Rams Park’taki 1-4, skordan fazlasını ortaya koydu

Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi ikinci haftasındaki bu ağır yenilgisi, ilk bakışta Barcelona’nın kalite farkı gibi görünse de asıl sorun iki noktada: Barış Alper Yılmaz’da ısrar edilmesi ve takımın “karşıdaki kim olursa olsun yeneriz” algısıyla sahaya çıkması. On maçlık galibiyet serisi olan bir Barcelona’nın karşısına bu kafayla çıktığınızda, 1-4’lük skor bile en acımasız ceza değil.

Maçın Özeti: Umuttan Çöküşe On Yedi Dakika

Maçın başlangıcı, nihai skor gibi tek taraflı değildi. 28. dakikada Batrakov, ceza sahası önünde Leao’nun pasıyla buluştu ve şutunda top çarpılarak ağlarla buluştu: Galatasaray 1-0 öne geçti. Bu, ev sahibinin maçtaki en parlak anıydı.

dakikada Osimhen’in kafa vuruşuyla topu indirdiği pozisyonda Barış Alper yakın mesafeden kafayla golü attı ve skor 2-0’a gelmiş gibi göründü. Ancak VAR müdahalesi sonrası gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. İptal edilen bu gol, maçın görünmez dönüm noktası oldu — çünkü sayılsaydı, maçın hikâyesi tamamen farklı olabilirdi.

Ama Barcelona ev sahibine nefes vermedi. 43. dakikada Cancelo, Olmo’nun pasıyla ceza sahasının solunda soğukkanlı bir vuruşla skoru eşitledi: 1-1. İlk yarıdaki bu skor, gelmekte olan fırtınayı gizliyordu.

İkinci yarının başlamasından sadece beş dakika sonra Fermín López kafayla golü attı ve Barcelona 2-1 öne geçti. 53. dakikada Gordon skoru 3-1’e getirdi. 65. dakikada Adeyemi son sözü söyledi: 4-1. 50. ile 65. dakikalar arasında, sadece on beş dakikada Galatasaray’ın savunması üç kez delindi ve maç tamamen çözüldü.

Uğurcan Çakır’ın ilk yarıdaki sayısız kurtarışı olmasaydı, ilk yarı skoru çok daha utanç verici olabilirdi.

Birinci Temel Sorun: Barış Alper Israrı, Sağ Kanat Delik Deşik

Barış Alper’in sağ bek oynaması, baştan itibaren bir taktiksel uyumsuzluktu.

O bir bek değil, hiç olmadı. Özünde bir kanat oyuncusu olan bir futbolcu, sağ beke yerleştirilince karşısında Lamine Yamal, Cancelo ve Gordon’un dönüşümlü hücumlarıyla karşılaştı. Türk basını maç sonrası açıkça yazdı: Barış Alper’in sorumlu olduğu sağ kanat savunması, Gordon ve Cancelo için “kafa uzatacak bir boşluk” haline geldi. Bir başka yorum ise daha da sertti: “Barış Alper’in alan kontrolü adeta bir eksiklik.”

Daha da endişe verici olan kondisyon sorunuydu. Takımın en atletik oyuncularından biri olarak görülen bu futbolcunun, 35. dakikada “koşamaz hale geldiği” bildirildi. Bir oyuncu maçın üçte birini geçtiğinde kondisyonu kırmızı alarm veriyorsa ve yine de Barcelona’nın en keskin hücum hattının karşısında sahada tutuluyorsa, bu artık sadece oyuncunun bireysel kapasitesi sorunu değildir. Teknik ekibin ısrarı, uygun olmayan bir oyuncuyu yanlış pozisyonda tam bir maç boyunca ateşe attı.

İkinci Temel Sorun: Barcelona’ya Karşı “Algı Kayması”

Barış Alper sorunu sadece görünen kısım. Daha derin sorun, Galatasaray’ın sahaya adeta “kim gelirse gelsin yeneriz” kafasıyla çıkmış olması.

Bu sezonun Barcelona’sı ne seviyede? Bu maçtan sonra Flick’in takımı tüm kulvarlarda on maçlık galibiyet serisine ulaştı ve grup liderliğini sürdürdü. On maç üst üste kazanan bir takım, “gelene yeneriz” denilecek bir rakip değildir.

Ama Galatasaray‘ın oyun tarzı bu algı kaymasını ortaya koydu: Maçın başından itibaren yüksek pres, hücumda kalabalık yüklenme; 1-0 öne geçtikten sonra bile geri çekilip kontrol etme niyeti yok. Bu tarz, denk veya daha zayıf rakiplere karşı bir silahtır; ama Barcelona seviyesinde bir takıma karşı bu bir kumardır — “önce biz atarız, sonra dayanırız” kumarı. İlk bahis kazanıldı, ikinci bahis tamamen kaybedildi.

Barcelona’nın ikinci ve üçüncü golleri aynı modelden geldi: Galatasaray’ın öne çıkmasıyla açılan alanlarda hızlı geçişler. Bu taktiksel bir başarısızlık değil, rakibin gücünün ve kendi konumunun çifte yanlış okunmasıdır.

Bizim Görüşümüz

Bu 1-4’te en rahatsız edici olan skorun kendisi değil. Rahatsız edici olan, bunun önlenebilir olması ya da en azından bu şekilde yaşanmaması gerektiği.

Barış Alper’i sağ bekte Yamal ve Cancelo’nun karşısına koymak, kâğıt üzerinde bile riski görülebilecek bir tercihti. On maçlık serisi olan bir Barcelona’ya karşı “ben oynarım” diyerek hücum futbolu oynamak ise Şampiyonlar Ligi seviyesindeki bir rakibe duyulması gereken temel saygının eksikliğidir. On maç üst üste kazanan bir takım, siz evinizde 28. dakikada gol attınız diye yenilebilir bir takıma dönüşmez.

Galatasaray’ın sorunu yetenekte değil, akılda. Bir takım daha güçlü bir rakibe kaybedebilir, ama kendi yanlış okumasına ve ısrarına kaybetmemelidir. Teknik ekip maçı analiz ederken sorması gereken ilk soru “neden savunamadık” değil, “böyle savunabileceğimizi neden düşündük” olmalıdır.

Barcelona ikinci yarıda kırk beş dakikada cevabı verdi. Bu cevap çok gürültülüydü.

Haber Veriyoruz

GTM-W3RBD52X