Yıkım hızlı bir şekilde geliyor olabilir…

Sürekli sahip olma zihniyeti ile karşı karşıyayız.

‘Hep bana Rabbena’ dediğiniz sürece yıkım daha çabuk gelecektir.

Sürekli zimmetine madde geçirmekten ne hale geldiğini göremeyen insan ‘Hep Bana Rabbena…’ düşünce anlayışından kurtulamadı.

Düşünsenize zengin daha zengin fakir daha fakir olmaya başladığı bir zamanda ekonomi denen yapının ne kadar dayanacağını zannediyorsunuz.

  • En iyisi şöyle yapalım dünyayı ele geçirmek isteyenlerden bize bir uzay gemisi yapmalarını isteyelim ve biz bu dünyayı terk edelim onlarda ne halleri varsa görsünler…
  • Üzülerek söylemek zorundayım ki bunu asla kabul etmezler çünkü sömürecekleri ve kanlarını emecekleri insanların olması gerek ki biz olmazsak onlar da olamaz.

Bunu bildikleri halde buna devam etmeleri, bizimde bunu bildiğimiz halde buna izin vermemiz ise anlaşılır gibi değil.

Maddenin güç olarak tanımlanması, düşüncelerin ve fikirlerin çalınması, zinanın sanal ortamı çekilmesi yok olan insanlığın göstergeleridir.

Bunu nasıl yapıyorlar dersiniz tabi ki Hep Bana Rabbena zihniyeti ile… Yani inançlarımızı en iyi şekilde kullanarak, hangi din, hangi ırk, hangi dil olduğuda hiç önemli değildir. Hepsine birer kılıf bulmuşlardır.

Nedense onların kullandığı akıl ve beyin biz de olsa da biz kullanamıyor en variz bir şekilde korkularımıza gömülüyoruz. Bunun nedeni ise bize sürekli korkuyu aşılamalarıdır.

Bunun en büyük örneği ise ölümdür. Ölüm ile insanları korkutarak onların yaşamlarını çalmaktadırlar. Ve yaratıcıdan bahsedende onlardır. Biz ise bu tezatlığın arkasında pısırık bir şekilde durmaktayız.

  • Ünlüyü ve ünsüzü ileri sürerek kötüye ve iyiye yeni bir tanımlama yapmışlardır.

Doymak bilmeyen nefisleri ile tüm insanlığı kanını emenler yıkımın daha çabuk gelmesine neden olacak insan gibi görünen yaratıklardır.

MAG