Yaşanmışlığın gerçeklik payı nedir?

Bilgi birikimi, birikim tecrübeyi, tecrübe gerçekçiliğe yakınlığı oluşturur.

Bilgi + birikim = Tecrübe * uzun süre = Gerçeklik payı yüksek…

İşte benim formülümde bu. Sizin bulduğunuz kelimeler ile benim oluşturmuş olduğum gerçeklik formülü. Ama maalesef sizin mantığınız ve kabullenmişliğiniz ‘Herkesin doğrusu kendisine…‘ saplantısı ile gerçeklere ulaşmak mümkün değil. Ve sayenizde böylece doğrular çoğalmış, mantık parçalanmış, fizik kuralları aşınmıştır. Gerçeklik şeffavlığını kaybetmiş saydam bir hale gelmiştir.

Yani yoktan var olan fizik saydamlaşmış başka bir gerçeklik oluşmaya başlamıştır. Buna sanal gerçeklik denmektedir. Varlığın kopyası yani. Peki gerekli miydi? Bunun cevabı tabi ki sizde…

Bilgi; keşfedilmiş ve fizik kurallarına dayandırılarak (veya dayandırılmadan) üretilmiş, gelecek nesillere aktarılmak için düzenlenmiş akıl aktarımlarıdır. Yalnız bu akıl aktarımları aslında akıl oyunlarıdır. Aktarımın oyuna dünüşmesinin nedeni insanda olan hırs, intikam ve yüceleşmedir.

Bilginin birikmesi tecrübeyi meydana getirir. Tecrübe yaşanmışlığın gerçekliğidir. Eğer yaşanmışlık gerçek ise doğruluk payı yüksek demektir. Doğruluk payının yüksek olması herkesin doğrusunun doğru olduğu teorisini çürütür. Çünkü eğer herkesin doğrusu doğru ise her insan tecrübelidir demektir.

Her insan tecrübeli olamaz (veya olabilir o zaman insanlığın yükselmesi gerekir) çünkü aynı bilgiye sahip değildir. Aynı bilgiye sahip olsa idi burada bir şey yazmaya gerek kalmazdı sizin de okumanıza.

Bilgi birikim ile tecrübe kazanıyor ve tecrübe uzun süre sonra gerçekliği ifade ediyor ise, bu gerçekler doğru olabilir. Onun için yaşlı insanlara inanırız ve onların söylemlerini doğru olarak kabul ederiz.

Ancak unutmamız gereken gerçeklikle beraber şuan başka bir gerçeklik de söz konusudur. Buda geleceğin bize başka bir gerçeklik getireceği gerçeği…

MAG