Neden tüm kaldırım taşları aynı…

Sessizliğin hakimiyeti...

Sessizliğin hakimiyeti ile gelen gürültünün çılgınlığı…

Bir karadelik ve bir karadelik daha derken evreni keşfet, keşfet bitmiyor ama çok sessiz ve derinden gelen bir şeyler var gibi…Rüyadamıyız yoksa Matrix demi…

Neden tüm kaldırım taşları aynı, neden çizginin ötesinde aynı resimler ve neden insan bedeni bir canavara dönüşmüş durumda.

– İnsanlar sormadan yürüyorlar sokaklarda hep aynı adımlar ve aynı elbiseler ile gülümsemeden, hatta bir hırs küpü olmuşlar sanki.

Caddeler adeta sırtını dönmüş bizlere çok soğuk ve sertler, bastığında intikam almak istermişcesine kanınımızı çekiyorlar aşağıya doğru.

Bense yanlızlığın en yüksek mertebesini ziyaret etmek istercesine gökyüzüne bakıyorum, belki bir umut ışığı görmek isteyenlerin umudu ile…

Sanki bir enerji patlaması var beynimin içiresinde açıklanamayan ve kelimelerin yetmediği hatta cümlelerin bir türlü anlam kazandıramadığı bir ferman gibi…yinede düşünmekten vazgeçemiyorum.

Ne özlem duyduğum bir hayat ne de hayal ettiğim bir yaşam olmamasına rağmen, tüm sorumlulukları baş tacı yapmam acaba insan olmamdan mı kaynaklanıyor diye bir çokkez yazdım.

Gördüm ki benim beynimde bir karadelik gibi her yeni bir keşif de bitmeyen bir düşünme ve tükenmeyen bir sır var sanki, içimde…

Anladım ki bu sır sessizliğin hakimiyeti benimse yaşama çılgınlığım ile oluşturulan gürültüler.

MAG