Korkularınızı yenemediğiniz sürece…

Hayat anlam ve değer kazanmayacak.

Neden korkuyorsunuz ki altı üstü bir virüs…

Hadi teknolojiden yardım isteyin. Nede olsa tüm teknolojiyi beyninize yüklediniz. Hatta teknolojiyi bir kurtarıcı ilan edeceksiniz.

Ya siz demezmiydiniz ‘Dünya fani hayat geçici ölüm var…’ diye…Ne fark eder ha hastalıktan ölmüşsünüz, ha virüsten ölmüşsünüz ya da teknolojideki makineler tarafından öldürüldünüz…Öldünüz… sonuç bu işte.

Bir umudunuz bir ümidiniz var ise ölümden sonrası için olsun. Bu dünyadaki umutlarınız ve ümitleriniz boş. Bunu sizde biliyorsunuz, düşmanlarınızda hatta ürettiğiniz makinelerde bilecek.

Dünyada bir felaketin olması gayet normal. Hatta insanlığın helak olması da ihtimaller arasında. Çünkü var olan bir inanç, var olan bir haykırış söz konusu. Sizin tabiriniz ile ilahi adalet…

Bence korkulması gereken bir durum var ise bu felaketlerin insanlar tarafından başlaması (başlatılması) ve helak olacak ise insanlar tarafından istenmesidir. Düşünmeniz ve korkmanız gereken sadece bu iki durum.

İnanmıyor iseniz zaten korkularınızın ve olacakların bir anlam ifadesi olamaz. Hayvan gibi yaşadınız ve hayvan gibi öldünüz olgusunu kabul ediyorsunuz demektir.

Hayat her zaman düz bir çizgiden ibaretti ama sürekli bu çizgiyi bir sağa bir sola kaydırarak dengeyi bozdunuz.

Zaten amaç bu değil mi? insanların içine korku salıp daha iyi yönetmek ve daha hızlı bir şekilde öldürmek…Bir düşünün tabi inanan biri iseniz.

Bence önce acı çekmeyi öğrenin şüpheleriniz size acı çektirsin çünkü bunun bir bedeli olacak…

Unutmayın inanıyor iseniz korkularınızı yeneceksiniz. Bugün dünya üzerinde kötülüğün hakimiyeti var ise onlar inanmışlardır ancak kötü yönden…

MAG