Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Önce İnsan, Sonra Madde: Eğitimin Unuttuğu Asli Vasıf

Madde, Neden İnsanlığa Yol Gösteremez?

43.688

Araç olan (madde, kariyer, yetki) amaç haline gelmiş; amaç olan (insanlık, erdem, bilinç) ise araç haline getirilmiştir.

“Önce İnsan, Sonra Madde: Eğitimin Unuttuğu Asli Vasıf”

Modern dünyanın inşa ettiği başarı merdiveninde ilk basamak hep aynıdır: Para, kariyer ve yetki. Toplum olarak şöyle bir inanç geliştirdik: “Önce bu üçlüyü ele geçir, gerisi (erdem, insan hakları, vicdan) sonra kendiliğinden gelir.” Oysa tarih ve yaşanmışlıklar bize acı bir gerçeği fısıldıyor: Maddenin girdiği yere, eğer önceden bir insanlık bilinci yerleştirilmemişse, erdem sonradan giremez. Çünkü madde, insana yaşanması gereken hayatın maddesel olduğunu öğretir; oysa hayatın özü maddesel değil, anlamsal olmalıdır.

1. Madde, Neden İnsanlığa Yol Gösteremez?

Bugün çevremize baktığımızda, en çok paraya ve yetkiye sahip olanların değil; en çok huzura, adalete ve vicdana sahip olanların gerçekten “yaşadığını” görürüz. Ancak sistem, bizi tam tersine ikna eder.

Kariyer basamaklarını hızlı tırmanan bir yönetici, eğer insan hakları eğitimi almamışsa, astlarını bir “araç” olarak görür.

Yetki sahibi bir bürokrat, eğer önce insan olmanın ne demek olduğunu öğrenmemişse, kararlarında vicdanı değil, statükoyu referans alır.

Parayı kazanan ancak bunu nasıl insani bir amaçla kullanacağını bilmeyen birey, tüketim çılgınlığı içinde kendi ruhunu kaybeder.

Sonuç? Maddi olarak zirvede, manen dipsiz bir kuyuda oluruz. Bu durum, sizin de çok yerinde ifade ettiğiniz gibi, “medeni köleliği” doğurur. Kişi, özgür olduğunu zannederken aslında maaşının, ünvanının ve ekran süresinin kölesi olur.

2. Kaos ve Savaşların Temelindeki Eksiklik

İnsanlık tarihindeki tüm büyük kaoslar, savaşlar ve soykırımlar, aslında bir eğitim eksikliğinin ürünüdür. Evet, okuma yazma oranları artmıştır ama insan okuryazarlığı (duygusal zeka, empati, adalet bilinci) maalesef gerilemiştir.

İki dünya savaşına, soğuk savaşlara veya günümüzdeki göçmen krizlerine baktığımızda, tüm bu trajedilerin arkasında “önce benim param, önce benim ülkem, önce benim yetkim” anlayışı yatmaktadır. Oysa önce insan denseydi, sınırların ötesindeki çocuğun açlığı da bizim sorunumuz olurdu; çünkü insanlık, kan grubundan veya pasaportundan ibaret değildir.

3. Eğitim Neden Madde Değil, İnsan Vasfı Olmalıdır?

Eğitim, günümüzde çoğunlukla “iş bulma aracı” na indirgenmiştir. Oysa eğitimin asli görevi; insana kendi özünü, haklarını, sorumluluklarını ve diğer insanlarla bağlantısını öğretmektir.

İnsan hakları eğitimin ana kaynağı olmalıdır. Çünkü bir çocuk, hangi haklarla doğduğunu bilmezse, o hakları talep edemez; başkasının haklarını da ihlal etmekten çekinmez.

İnsanlık (hümanizm) bilinci, matematik veya fen kadar temel bir derstir. Çünkü bir mühendis ne kadar iyi köprü yaparsa yapsın, eğer insan hayatını kutsal görmüyorsa, o köprü çöker; bir doktor ne kadar iyi ameliyat ederse etsin, hastasını bir “vaka” olarak görüyorsa, şifa değil yara verir.

Sizin de dediğiniz gibi: Önce insana eğitim verilmeli ve bu eğitimin içerisinde insan hakları ile insanlık ana kaynak olmalıdır. Bu yapılmazsa, kişi ne kadar bilgili olursa olsun, “bilinç kapısını” aralayamaz. Çünkü bilinç, veri yığınıyla değil; sorgulama, özeleştiri ve vicdanla açılır.

4. Bugün Ne Yapmalıyız?

Bugün dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik krizler, adaletsizlikler ve çatışmalar, aslında bize şunu haykırıyor: “Artık yeter!”

Okullarda sadece sınav odaklı değil, karakter odaklı eğitim modelleri uygulanmalı. Felsefe, etik ve insan hakları dersleri, matematik kadar saat almalı.

İş dünyasında terfi edenlerin sadece performansı değil; empati yeteneği, takımına davranış biçimi ve toplumsal sorumluluk bilinci de ölçülmeli.

Medyada ve sosyal medyada başarı, artık sadece lüks arabalar ve pahalı tatillerle değil; yardım edilen insan sayısı, kurulan köprüler (manevi) ve bırakılan iz ile tanımlanmalı.

Sonuç: Madde Geçici, İnsan Baki

Unutmayalım ki, bugün sahip olduğumuz en büyük servet, banka hesabımızdaki rakamlar değil; yanlışlıkla hata yaptığımızda bizi affedecek bir dostumuz, zor zamanımızda elimizi uzatacak bir komşumuz ve öldükten sonra ardımızdan “iyi bir insandı” diyecek olanların samimi duasıdır.

Para, kariyer ve yetki; hayatın sahnesindeki dekorlardır. Ama oyuncunun (insanın) rolünü belirleyen dekor değil, senaryodaki erdemdir. Eğer senaryoyu (eğitimi) doğru yazmazsak, en gösterişli dekorların arkasında bile oynanan bir trajediden kaçamayız.

Bu yüzden diyoruz ki: “Önce insan.” Çünkü ancak insanı merkeze alan bir eğitim, kaosu durdurur, savaşları bitirir ve insanlığı, medeni kölelikten gerçek özgürlüğe taşır.

error: Content is protected !!