Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Beğeni sayılarının ve sonsuz kaydırmanın kaldırılması talebi

Dava ve Talep Edilen Değişiklikler

51.020

Beğeni sayılarının ve sonsuz kaydırmanın kaldırılması talebi, Meta aleyhine açılan ve şu anda devam eden büyük bir davanın merkezinde yer alıyor. Bu dava, platformların genç kullanıcılar üzerindeki olumsuz etkilerine dair uzun süredir devam eden endişeler ve artan bilimsel kanıtlar sonucunda gündeme geldi.

⚖️ Dava ve Talep Edilen Değişiklikler

Bu talep, 2023 yılında 30 ABD eyaleti (California ve New York dahil) tarafından Meta’ya (Facebook ve Instagram’ın sahibi) karşı açılan bir davanın parçasıdır . Eyaletler, Meta’yı federal ve eyalet çocuk gizliliği yasalarını ihlal etmekle ve platformlarını genç kullanıcıları “bağımlı” hale getirecek şekilde kasten tasarlamakla suçluyor . Dava, Meta’nın 1 trilyon dolara kadar tazminat ve platformlarında köklü değişiklikler talep ediyor .

İstenen değişiklikler arasında şunlar yer alıyor:

Beğeni (like) sayılarının kaldırılması

Sonsuz kaydırma (infinite scroll) özelliğinin sona erdirilmesi

“Dopamin manipüle eden” öneri algoritmalarının değiştirilmesi

Görünümü değiştiren filtrelerin ve video otomatik oynatmanın kaldırılması

Ebeveyn onay sisteminin getirilmesi

Dava, Meta’nın kendi iç araştırmalarına dayanıyor. Bu araştırmalar, beğeni sayılarının gençler arasında “sosyal karşılaştırma” yapılmasına yol açtığını ve bunun da yalnızlık, olumsuz ruh hali ve beden imajı sorunları ile bağlantılı olduğunu gösteriyor . Ayrıca, 9 yaşında kendi gönderilerine beğeni toplamak için onlarca hesap açan ve 10 yaşında depresyon teşhisi konulan genç bir kızın (Kaley) ifadesi de davada önemli bir yer tutuyor .

Neden Daha Önce Yapılmadı?

Bu tür değişikliklerin uzun süredir tartışılıyor olmasının birkaç temel nedeni var:

Meta’nın İş Modeli: Beğeni sayıları ve sonsuz kaydırma gibi özellikler, kullanıcıların platformda daha fazla vakit geçirmesini ve daha fazla etkileşimde bulunmasını sağlamak için tasarlanmıştır. Bu etkileşim, Meta’nın reklam gelirlerinin temelini oluşturur. Bu nedenle, şirket bu özellikleri gönüllü olarak değiştirmek istememiştir .

Önceki Yasal Korumalar: ABD’deki internet şirketleri, uzun süredir İletişim Ahlakı Yasası’nın (Communications Decency Act) 227. Maddesi’ne dayanarak, platformlarındaki içeriklerden sorumlu olmadıklarını savunmuşlardır. Bu dava ve yakın zamanda Meta aleyhine verilen diğer kararlar, bu koruma zırhını ilk kez ciddi şekilde delmeye başlamıştır .

Kanıtların Birikmesi: Meta’nın kendi iç araştırmaları da dahil olmak üzere, bu özelliklerin zararlarına dair bilimsel kanıtlar ancak son yıllarda mahkemeleri harekete geçirecek kadar güçlü ve ikna edici hale gelmiştir .

Beğenilerin Psikolojik Etkileri

Araştırmalar, beğeni sayılarının psikolojik olarak zararlı olabileceğini gösteriyor:

Ödül Mekanizması ve Bağımlılık: Beyin taramaları, özellikle ergenlerde çok sayıda beğeni almanın, beynin ödül merkezini (nucleus accumbens) harekete geçirdiğini ve bunun da çikolata yemek veya para kazanmak gibi ödüllerle benzer bir tepki olduğunu gösteriyor .

Sosyal Karşılaştırma ve Özsaygı: Beğeniler, sosyal medyada “popülerlik” ve “özsaygı” için sayısal bir gösterge haline gelmiştir. Başkalarının gönderilerindeki beğeni sayılarını görmek, kişinin kendi değerini başkalarıyla kıyaslamasına (sosyal karşılaştırma) yol açarak kaygı, depresyon ve beden memnuniyetsizliğini artırabilir . Meta’nın kendi araştırması da bunu doğrulamıştır .

Olumsuz Duygular: Daha az beğeni almak, reddedilme hissi, olumsuz duygulanım (negative affect) ve yalnızlık duygularını tetikleyebilir .

Öte yandan, beğeni sayılarının gizlenmesine yönelik araştırmalar da var. 2021’de yapılan bir çalışmada, Avustralyalı kadınların %66,7’si Instagram’daki beğeni sayılarının gizlenmesini desteklemiştir. Katılımcılar, bu değişikliğin olumsuz sosyal karşılaştırmaları ve rekabeti azaltarak ruh sağlığını iyileştirebileceğini belirtmişlerdir .

Tüm bu gelişmeler, sosyal medya platformlarının tasarımının kullanıcı sağlığı üzerindeki etkisinin artık sadece akademik bir tartışma değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluk olarak ele alındığı yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

Kaynak DS
Haber Veriyoruz

error: Content is protected !!