Asıl Hedef Rejimi Değiştirmek.

Rejim Değişikliği Senaryosu 30-40 Yıl Önce Yazıldı

100.008

Asıl Hedef Rejimi Değiştirmek

Rejim Değişikliği Senaryosu 30-40 Yıl Önce Yazıldı

23 yıl önce yazmıştım, söylemiştim: Türkiye Cumhuriyeti‘nin yönetim şekli masaya yatırılacak ve tartışmaya açılacaktı. Bugün geldiğimiz noktada bu öngörünün ne kadar isabetli olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut durum Cumhuriyet’e yüklenecek; bundan kurtulmanın yolunun da rejim değişikliği olduğu iddia edilecek ve bu tartışma medyada sistemli bir şekilde körüklenecektir. Bunun zemini, bildiğiniz gibi, 30-40 yıl önce hazırlanmıştır.

Bu zemin nasıl hazırlandı? Önce eğitim sistemiyle oynandı. Sürekli değiştirilen müfredat, niteliksizleştirilen okullar ve bilinçli olarak zayıflatılan eğitimle, güya muhafazakâr ama gerçekte cahil bırakılmış bir kesim oluşturuldu. Ardından adalet sistemiyle oynandı; hukukun üstünlüğü aşındırılarak güven ortamı yok edildi. Bu iki temel sütun çökertilince Türkiye ekonomik zorluklara sürüklendi. Ekonomik krizler, yalnızca tesadüfi sonuçlar değil; toplumsal dokuyu zayıflatmanın araçlarıydı.

Bu süreçte toplumun temel direği olan orta sınıf —yani orta direk— ortadan kaldırıldı. Zenginler daha da zenginleştirilirken, geniş halk kesimleri yoksullaştırıldı. Böylece toplumsal denge bozuldu, sınıflar arası uçurum derinleşti. Tüm bunlar sistematik ve bilinçli bir şekilde oluşturuldu. Nihayetinde gelinen noktada Anayasa’nın ilk dört maddesi —yani devletin temel nitelikleri— açıkça gündeme getirildi ve tartışmaya açıldı.

Ancak burada bir ironi ortaya çıktı: Sonradan anlaşıldı ki Türkiye Cumhuriyeti şeriat ile yönetilemez. Eğer yönetim şekli şeriat olursa, ilk önce şeriatı getirenlerin kendileri asılabilir veya zarar görebilir. Bu tespit yapıldıktan sonra, rejim değişikliği hedefi farklı bir kılıfa büründürüldü: Başkanlık sistemi getirilerek fiili bir rejim değişikliğine geçildi. Bugün hâlâ şeriat yönetimi isteyen bir grup vardır ve bu grup hâlâ desteklenmektedir. Bu destek, sürecin ne kadar planlı yürütüldüğünün açık göstergesidir.

İşin bir başka boyutu da halkın sağlığıyla ilgilidir. Yiyecek ve içeceklerle, Türk halkının frekanslarıyla oynanmış; bağışıklık sistemi düşürülmüş, halk hasta edilmiş ve güçsüz bırakılmıştır. Bunun sebebi de şudur: Eğer bir iç savaş ihtimali olursa halk savaşmasın, sokağa çıkmasın; sokağa çıksa bile çabuk kaybetsin. Yani toplum, fiziksel ve zihinsel olarak dirençsiz hale getirilmek istenmiştir. Eğitimle, adaletle, ekonomiyle ve sağlıkla oynanması; hepsi aynı büyük resmin parçalarıdır.

Her şeyi derin düşünmezseniz, gerçek problemlerin alt yapısını göremez ve onları çözemezsiniz. Bugün Türkiye üzerinde oynanan birçok oyun vardır. Bunları anlatmaya kalksak neredeyse birkaç kitap olur. Biz daha fazla derine inmiyoruz; ama gerçekleri haykırıyor ve haber veriyoruz. Çünkü bu oyunların farkında olmak, onlara karşı durmanın ilk adımıdır.

Haber Veriyoruz
M. Arkın Gürbüz

🎵 Müzik dinler misin?
Hoşlandığın şarkıyı ya da sanatçıyı yaz:

▲ Keşfet
🔥En Çok Okunanlar 📰Son Haberler ✍️Köşe Yazıları
GTM-W3RBD52X
…