Yaradılış formuna göre bir gün yaşıyor olabiliriz.

Genişleyen bir varlık formunda sadece bir gün.

Sadece bir gün yaşadınız…

Çok uzun yaşadığınızı mı düşünüyorsunuz? Gerçi düşündüğünüzden de şüpheliyim.

  • Zaman tanımlaması kabullenmişliğimizin sonucu meydana gelen ve bunun doğruluğunu kabul etmek için fiziksel deneyler yaparak, yaratılmışlığı da kullanarak oluşturduğumuz ilerleyen bir kavramdır. Belki sadece insan varlığı için oluşturuldu. Veya biz böyle kabul ettik.

“Sahip olduğumuz algılamalar ile zamanı biliyor ve ona göre yaşıyoruz. Bunun gerçekçiliğini ancak fizikselliğimiz kabul etmektedir.”

  • Öldüğünüz de zaman kavramı diye bir durum söz konusu olmayabilir veya evrenimizin dışına çıktığımızda zaman farklı işliyor olabilir. Onun içindir ki bizim yaşam süremiz tamamen sahip olduğumuz fizikselliğimize bağlıdır.
  • Bir insanın gerçek yaşam süresi sahip olduğu fiziğe ve onun yaşama şekli ile kısalır veya uzar. Ancak bu sadece dünya üzerinde geçerli bir durumdur.

Sizin tabir ettiğiniz milyarlarcı yıl ve ışık yılı falan diye adlandırdığınız gerçek zaman birimleri belki de çok kısadır.

  • Var olma döngüsünün zamanı olduğunu düşünmüyor hatta var olma döngüsünde insan sadece bir gün yaşıyor olabilir.
  • Biz bu bir günü sahip olduğumuz fizik itibari ile yıllar olarak kabul ediyor ve zaman birimlerini kullanıyoruz. Aslında zaman döngüsünün tek sahibi beynimiz.
  • İnsan bedenini bir makineye bağladığınızda belki de beyin (fiziksel bir müdahale olmadığı sürece) ölümü hiç bir zaman gerçekleşmeyecek. Ama diğer organlarımız böyle değil. Onların bir süresi var.

İşin özü beyin ölmüyor bedenimiz ise sadece bir gün yaşıyor olabilir.

  • Evren sürekli genişleyen bir yapıya sahip ise ve noktadan başlayıp daire şeklinde genişleyen bir döngü var ise dünyadaki insanın zaman kavramı yaşam genişledikçe kısalmaktadır.
  • Sizin anlayacağınız yukarı doğru yükseldiğiniz sürece zaman daha hızlı ilerlemektedir. Eğer başka bir evrenden görülme imkanınız olsa idi siz sadece o evrendekine göre bir gün yaşıyordunuz.

MAG