0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Resmî Gazete’de Orman Yapıldı.
Peki Sonra Nasıl Orman Olmaktan Çıkarıldı?
Resmî Gazete’de Orman Yapıldı: Peki Sonra Nasıl Orman Olmaktan Çıkarıldı?
Türkiye’de orman alanlarıyla ilgili tartışmalar her yeni Cumhurbaşkanlığı kararıyla yeniden alevleniyor. Özellikle bazı arazilerin Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarla “orman vasfına alınmasının” ardından, yıllar sonra orman sınırları dışına çıkarılması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Peki hukuken bu mümkün mü? Eğer mümkünse nasıl yapılıyor?
Resmî Gazete neyi ifade eder?
Resmî Gazete’de yayımlanan bir karar: Sıradan bir idari yazışma değildir. Hukuki gerçeklik yaratır. Yayımlandığı anda bağlayıcıdır
Bir arazi Resmî Gazete’de “orman sayılan yerler” arasına alındıysa, o alan artık: Hukuken ormandır.
Fiilî durum (üzerinde ağaç olup olmaması) ikinci plandadır.
Anayasa ne diyor?
Anayasa’nın 169. maddesi açık: “Devlet ormanları daraltılamaz.” Bu hüküm, yalnızca korunması gereken bir çevre kuralı değil; aynı zamanda idarenin keyfi tasarruflarını engelleyen anayasal bir kilittir. O hâlde bu alanlar nasıl orman olmaktan çıkarılıyor?
Uygulamada üç temel yol görülüyor:
1️⃣ “Yanlış orman tespiti” iddiası,
İdare, geçmişte yapılan orman tespitinin: Hatalı olduğu, Bilimsel verilere dayanmadığı, Teknik eksiklik içerdiği, iddiasıyla yeni raporlar düzenliyor.
⚠️ Ancak burada ciddi bir sorun var: Bir alan Resmî Gazete ile orman yapılmışsa,“tespit hatası” savunması çok zayıf kalıyor ve çoğu zaman yargıya taşınıyor.
2️⃣ 2/B maddesi üzerinden dolaylı çıkarma
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi, 31.12.1981’den önce orman vasfını kaybetmiş alanlar için istisna tanır.
Ancak kritik çelişki şudur: Eğer arazi sonradan Resmî Gazete ile orman yapılmışsa, Bu alanın 1981’den önce orman niteliğini kaybettiği iddiası hukuken tartışmalıdır. Bu yöntem, en çok dava edilen ve en çok eleştirilen yoldur.
3️⃣ Kanun değişikliği veya yetki genişletmesi
Bazı durumlarda Meclis eliyle: Yetki alanı genişletiliyor. “Kamu yararı” kavramı muğlaklaştırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararlarının kapsamı artırılıyor. Ancak bu yol da Anayasa Mahkemesi denetimine takılabiliyor.
Yargı ne diyor?
Bu tür işlemler genellikle: Danıştay, İdare Mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi önüne gidiyor.
Yargının temel yaklaşımı şu eksende şekilleniyor: “Bir yer Resmî Gazete’de orman olarak ilan edildiyse, bu statü keyfi biçimde geri alınamaz.” Tartışmanın özü: Hukuk mu, ihtiyaç mı?
Devletin: Konut, Enerji, Maden, Ulaşım gibi ihtiyaçları olabilir. Ancak hukuk şunu sorar:
“İhtiyaç var diye anayasal koruma aşılabilir mi?” İşte tüm tartışma tam olarak burada kilitleniyor.
Sonuç: Orman mı, statü mü?
Bugün Türkiye’de mesele sadece “ormanların korunması” değildir.
Asıl mesele: Hukuki güvenlik, Resmî Gazete kararlarının ciddiyeti, Anayasa’nın bağlayıcılığı, Eğer Resmî Gazete’de yayımlanan bir karar bile zamanla etkisizleştirilebiliyorsa, bu yalnızca ormanları değil, hukukun kendisini tartışmalı hâle getirir.
Kaynak. ChatGBT
Haber Veriyoruz