0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Birlik Yoksa, İnsanlık Yoktur.
Birlik ve beraberlikten yoksun, kendi egosu ile nefes alıp veren; insan gibi görünen ama insanlıktan uzak canlılarla karşı karşıyayız. İnsanlığın bugün geldiği yeni tanım budur.
Acı, sert ve inkâr edilemez bir gerçekliktir bu.
“Neden?” diye sorulabilir. Nedenleri saymak mümkündür ama gereksizdir. Çünkü artık nedenlerden daha ağır olan sonuçlarla yüz yüzeyiz.
İnsanlık özellikle bazı toplumlar duyarsızlığın ve kabullenmişliğin bedelini çoktan ödemeye başladı. Ve bu bedel henüz tamamlanmadı. Ödemeye devam edilecek.
Çoğu bunun farkında bile değil. Ama gerçekten inananlar, hissedenler, algıları açık olanlar bunu biliyor.
Dışarıdan bakıldığında insanlık; bir grup aptal ya da sanki uzaylı bir akıl tarafından yönetiliyormuş gibi görünüyor.
Asıl trajedi ise şudur: Bunu anlamayan, sorgulamayan, itiraz etmeyen büyük bir kalabalık; yalnızca izliyor. Ve izleyerek kaderini kabulleniyor.
Oysa hepsi acınacak durumda. Enerjisini hissetmeyen, algılarını açmayan, inancını güçlendirmeyen insan; kendi sonunu inşa ettiğinin farkında değil.
Gerçekte bu hayatın sonunu getirecek olan bir grup “yaratık” değildir.
Asıl yıkımı getirecek olanlar; duyarsızlaşanlar, kabullenenler ve susanlardır.
Birlik ve beraberlik için artık çok geç deniliyor. Belki de doğrudur.
Çünkü yalnızlığa itilen insan; teknolojiyle bütünleştirilmiş, ruhundan koparılmış ve karanlık bir yola sokulmuştur.
Bugün insan; yalnız ama kalabalıklar içinde, bağlı ama köksüz, bilgili ama bilinçsizdir. Ve bu yol, başkalarının istediği bir yoldur.
Geri dönüş var mı? Belki birey için hâlâ mümkündür. Ama insanlık için… Bu sorunun cevabı artık kolay değildir.
Haber Veriyoruz