Titreşimler ile yönetiliyor olabiliriz.

Titre ve kendine gel...

Beyninizi koruyun…

Sizi yaşatan, size yaşamda yol gösteren, sizi yönlendiren, size karar mekanizmasını açtıran, size kararları verdiren, size inancı açan, bir fiil size akıl veren organınız, beyninizi koruyun.

İnsan artık bir titreşimin parçasıdır ki bu zaten uzun zamandır meydana getirilen bir akımdı.

Neden sürekli kalbinizi dinleyin diyorum bunu hiç düşündünüz mü? Size beyne müdahale var dediğimde ne anladınız…Görünmeyen bir şeyler beyninize verimi yazıyor zannettiniz…

Beyin havadaki titreşimleri algılayan ve etkilenen bir canlıdır. Bunun ispatı ve delili kulağınıza gelen ses dalgalarıdır. Veya rüzgarı hissetmesidir. Veya çok uzaklardan gelen sesleri duymasıdır. Vücut organları bile beyninize bir titreşim göndererek sizi yani bedeniniz uyarmaktadır.

Eğer beyin havadaki titreşimleri algılıyor ise beyninize müdahale var demektir. Çünkü biz bu titreşim görmemekteyiz ve bizi ne kadar etkilediğini bilmemekteyiz.

Duyduğunuz sesler, havadan bırakılan ilaçlar, kullandığınız teknoloji ürünleri vs. bunların hepsi frekans yani titreşim yaymaktadır. Bu frekanslar ile beynimize gelen titreşimlerin nasıl bir veri oluşturduğunu ve beynimize nasıl bir etki ettiğini asla bilemiyoruz.

Bu titreşimlerin beynimizi ne kadar etkilediği zaman ilerledikçe ortaya çıkmaktadır. Büyük bir insan topluluğunun duyarsız kalması ve kabullenmesi bu sebepten olabilir.

Beyin kendisine gelen titreşim dalgalarını zayıflık olarak, korku olarak algılıyor ise bugün insanlığa hükmedenler bunu yapıyor olabilirler.

Tabi ki bunu ispat etmek veya delile dayandırmak şuan mümkün değildir. Belki ileride bunu da göreceğiz…

Ancak gerçek olan eğer titreşimler ile insanları etkileyip ‘Düzen‘e itaat sağlanıyor ise bunu yapanlar bunun bilgi ve verilerini de bizden saklıyor olabilirler.

Umarım şimdi beyne nasıl müdahale edildiğini anlamışsınızdır.

Haber Veriyoruz