Teneke Kafalılar

Hitabet ve algılama nedir?

Bilir misiniz eskiden sokaklardaki ve çöplerdeki tenekeleri, metal kutuları toplarlardı. Temiz olanları ayırır fabrikalara satar deforme olmuşları ise ezerler ve dümdüz bir hale getirirlerdi.

İşte insanlık şuanda deforme olmuş durumda. Yani deformasyona uğradınız. Bazılarınızı yenilemek üzere fabrikalara gönderecekler bazılarınızı ise yakında öyle bir ezecekler ki dümdüz olacaksınız. Ama sizin umrunuzdamı bu sadece bilinmeyen bir kişi tarafından kalem alınmış bir kaç paranoya satırı.

Olsun, sorumluluk ne pahasına olursa olsun yerine getirilir ise sorumluluk olur. Siz bunu bile kavrayamadıktan sonra bu kelimelerin anlam ifadesi de kalmıyor da yine de işte bir umut ve ümit var…

Her gün yatağa girmeden önce soyunuyorsunuz. Ama çıplaklığı da kabul etmiyorsunuz. Birde dünyaya çıplak geldinizde bunu da anlamıyorsunuz. Sizin için kelimeler bir türlü anlam kazanmıyor. Kazanan tek şey var, madde…Maddeniz varsa kazandınız ve başarılı oldunuz. Peki neden madde sizin ile birlikte yaratılmadı dersiniz…

Akıl, zeka, kabiliyet, yetenek, irade, takva v.s. sizin ürettiğiniz kelimeler. Kelime üretmekte üzerinize yok. Ateş olsanız yandığınız yerde kül bırakmazsınız.

Çok merak ediyorum sizi siz yapan nedir? Size değer biçen sahip olduğunuz madde mi? Düşünceleriniz mi? Varlığınız mı? Yoksa bilmediğimiz bazı olgularınız mı?

Tabiri caiz ise siz henüz siz olamadınız. Siz geçmişsiniz. Geçmişte oluşturulmuş ve geçmiş ile yoğrulmuş hatta sadece geçmişe hitap eden bir canlı.

Neden mi? Çünkü bir öngürünüz yok. Yarın için bir öngörüye sahip değilsiniz.  Yarın için bir öngörüye sahip olsa idiniz kelimelerin ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu anlardınız.

Oku‘nun Ok’tan geldiğini farz edersek ancak okuma ile hedefi vurabilirsiniz. Peki hedef de ne var dersiniz. Tabi ki siz varsınız. Hem ‘Ok‘ u atansınız hemde hedef de olan…

Kendinizi bulmadan karşınızdakini anlayamazsınız.

MAG