Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Savaşın Ekonomik Felaket Boyutu

Küresel Resesyon Kapıda

52.707

Dünya: Tek bir “olay” yok, eşi benzeri görülmemiş bir jeopolitik deprem var

Dünyanın gündemi tek bir haberden ibaret değil; Ortadoğu’da patlak veren savaş tüm dengeleri alt üst ediyor. Olan biten aslında şu:

1. Savaşın Ekonomik Felaket Boyutu: Küresel Resesyon Kapıda

IMF Uyarıyor: Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılı için küresel büyüme tahminini sert bir şekilde aşağı çekerek %3.1’e indirdi. Bu, 2025’teki %3.4’lük büyümenin ciddi bir yavaşlama göstergesi . Enflasyonun ise tekrar fırlayarak %4.4’e çıkması bekleniyor. Yani dünya, tam da pandemiden çıkmışken yeniden bir stagflasyon (durgunluk + enflasyon) tehlikesiyle karşı karşıya.

Enerji Şoku ve Hürmüz Boğazı Krizi: Tüm bu ekonomik felaketin temelinde, dünya petrol arzının %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki kriz yatıyor . İran’ın boğazı fiilen kapatmasıyla petrol fiyatları fırladı, varil fiyatı 94 dolar seviyelerine dayandı . Bu, sadece benzin değil, ürettiğimiz ve yediğimiz her şeyin fiyatını artıran bir tsunami dalgası.

Piyasalarda Kaos: Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana küresel piyasalarda büyük bir dalgalanma yaşanıyor. Yatırımcıların tek derdi “kar etmek” değil, “sermayesini korumak”. Bu ortamda gelişmekte olan ülkelerden (Türkiye gibi) ciddi sermaye çıkışları oluyor .

2. Perde Arkası Diplomasi Savaşı: Kim Kiminle Pazarlık Yapıyor?

Ortadoğu’da sadece asker değil, diplomasi de cephede:

ABD-İran Görüşmeleri: Savaşın en kritik aktörleri bir masada. ABD Başkanı Trump, İran ile müzakerelerin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yapılabileceğini söylüor . Peki ne pazarlığı yapılıyor? ABD, İran’ın nükleer programını 20 yıl askıya almasını isterken, İran 5 yıllık bir ara vermeyi teklif etmiş durumda. Bu pazarlığın sonucu, savaşın biteceği veya daha da şiddetleneceği anlamına geliyor .

İsrail-Lübnan Tarihi Görüşmesi: Washington’da bir araya gelen İsrailli ve Lübnanlı yetkililer, 1993’ten bu yana ilk kez doğrudan görüşme başlığı altında bir araya geldi . Ancak burada da derin bir uçurum var: İsrail, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasında ısrar ederken, Lübnan acil bir ateşkes ve insani yardım istiyor.

İkisinin Kesiştiği Nokta: Türkiye’nin Ölümcül Denge Oyunu

Tüm bu olaylar aslında iç içe geçmiş durumda. Türkiye, ekonomik ve jeopolitik fırtınanın tam ortasında.

1. Ekonomik Kanama

Hürmüz’deki kriz nedeniyle enerji fiyatları patlarken, Türkiye gibi enerjide neredeyse tamamen dışa bağımlı bir ülke için bu felaket demek. Cari açık kontrolden çıkıyor, enflasyon tekrar hızlanıyor . Öyle ki, Fitch gibi kredi derecelendirme kuruluşları “pozitif” olan görünümü “durağan”a çekmek zorunda kaldı. Yani “Toparlanıyorduk, şimdi yine kötüleşiyor” mesajı veriyor .

2. Turizmde Yıkım: “Geldiğinde Dönememe” Korkusu

Savaş Türkiye’yi doğrudan vurmasa da, psikolojik etkisi yıkıcı. Turizmciler, mart ayında yeni rezervasyonların %80 düştüğünü ve mevcut rezervasyonların yarısının iptal olduğunu söylüor . Sebep basit: Turistler, savaş bölgesine yakın bir yerde mahsur kalmaktan korkuyor. “Tatil keyfi” değil, “dönüş garantisi” öncelikleri haline geldi. Bu, döviz girdisinin kuruması ve işsizliğin artması anlamına geliyor.

3. Siyasi Gerilim ve Yeni Düşmanlar

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in artık resmen Türkiye’yi “yeni düşman” ilan etmeye çalıştığını söylüor . Savaşın uzanmadığı yer kalmadı. İsrail-İran savaşı, İsrail-Türkiye gerilimine evrilme riski taşıyor. Ankara’nın Hürmüz Boğazı’nın uluslararası bir güçle açılmasına sıcak bakmaması ve ABD’nin abluka kararına temkinli yaklaşması, ülkenin bir anda ateş hattının ortasında kalma ihtimalini artırıyor .

Dünya resesyona sürüklenen bir savaşın ve diplomatik pazarlıkların içinde.

Türkiye ise bu küresel krizin en kırılgan noktasında, bir yandan ekonomik ateş hattında, diğer yandan içindeki toplumsal şiddet ve güvenlik zafiyetleriyle boğuşuyor.

Kaynak DP
Haber Veriyoruz