Sanal aleme inanmayın…

Gerçeklik ancak fizikselliktir.

Düşünceler ve Hücreler

Sürekli araştırıp önümüze milyonlarca video sunan arkadaşlar hiç düşünmezler mi araştırmaların araştırmasını kim yaptı.

Veriler ve bilgiler, bilimsel çalışmaların veya deneysel çalışmaların sonucu ise gerçek bilgiye ulaşılmış ve veri elde edilmiş demek değil midir? Veya suç işlendi ise deliller ve şahitler var ise o suç ve suçlu kabul edilir. Ancak gelin görün ki o kadar çok bilgi kirliliği var ki hem araştırma yapanlar hem de araştırma yapmayanlar konuşuyor, yazıyor, çiziyor veya video yapıyor.

Önce şunu düşünmemiz gerek; Neden? Neden bilgi paylaşılmak içindir veya neden bilgiye ulaşmak onu yaymak isteriz…

Önce bir temele inelim, bu işi yapanlar bir takım geçmiş ve gelecek ile ilgili videolar ve yazılar paylaşanlar, sizler ne kadar doğru, dürüst ve samimisiniz…Yaymaya çalıştığınız bu bilgi veya yaptığınız videolar gerçek olsa dahi bile önce size bakmamız gerekmez mi? Siz kimsiniz?

Bir kendinizi tanıtın, ne kadar insansınız ve ne kadar insanlığı savunuryorsunuz. Kusura bakmayın ama kodlar ile meydana getirilmiş bir hayata doğru ilerler iken sanal boyuta inanmak ondan ilham alıp bilgi paylaşmak gerçekler için yeterli değildir.

Tamamen insan için oluşturulan bu sanal alemde paylaşılan her şey fake olabilir (Yani sahte), veya bizi etkileyen, bize düşünce aşılayan hatta daha ileri gitmek gerekir ise beynimizi yıkayan bir form da olabilir. Onun içindir ki düşünceler ve hücreler aynı olmalıdır. Bedenimizde yaşayan bizi hayata bağlayan bu hücreler yaşamsal formun kaynağı ise, düşüncelerde bizim yaşamsal formun kaynağı olması gerekir.

Yani temiz, doğru, delile, veriye, şahide ve fizikselliğe dayanmalıdır. Onun içindir ki insan beş duyuya sahiptir.

Haber Veriyoruz