Neye itaat ediyorsunuz bir düşünün bakalım…

Bilinmeyene teslimiyet.

Bilinene güven kalmadı ancak bilinmeyene itaat ve teslimiyet var.

Kod nedir desem bilemeyeceksiniz. Aşk nedir desem anlatmakla bitiremeyeceksiniz. Evet…ancak bu durum eskidendi.

Şimdi bakın etrafınıza koda güven aşka güven kalmamış.Yokluğun mertebesi varlığın mertebesine yetişmiş hatta geçmiş durumda.

Gerekliliğinden bahsedip de hayatı öve öve bitiremeyenlerin sonu çok hüzünlü olmasına rağmen bunu anlamayan veya susanların hayatı ise tam bir arabesk.

İyiyi ve kötüyü ayırt etmemesi isteyenler aslında ellerinde siyah bayrak taşıyorlar ancak biz onu beyaz bayrak olarak görüyoruz. Çünkü hayata güvenmek inancımızı kaybetmemek istiyoruz.

Kelimeler ile çalınan hayatımız bir anlık olmasına rağmen kütüphanelerin bir şey vermemesi neden acaba…

Öğrenmek denen yaşam şeklinin öğretilenden ibaret olduğunu anlamamak ise beynimizin kullanıldığını ve kısıtlandığını göstermektedir.

Keşiflerini gerçekleştirenler bize keşiflerinin tamamını gösterseler idi şimdi insanlık tüm evrene yayılmış ve farklı bir yaşam formuna dönüşmüştü…ancak hiç bir zaman öyle olmadı.

Görselliği hayata mal edip gerçek görmemizi kör edenler halen etrafımızda ve bizi bilinmeyen bir form ile yönetiyorlar. Ve sizde bu bilinmeyene itaat ediyorsunuz ve teslim olmak üzeresiniz…Eğer çözüm yasaklar ile sağlana bilse idi bu gün yaratıcının yasakları yaşam üzerinden etkili olurdu…

MAG