Kısırlaştırılmış bir döngü içerisindeyiz.

Hayat bir labirent formülü gibi

Hepimiz kapana sıkışmış birer fare gibiyiz…

Bizi kobay olarak kullananlar labirentlerini o kadar iyi hazırlamışlar ki ne zaman çıkışı bulsanız yeni bir labirent oyunu ile karşılaşıyorsunuz. Özgürlüğü hapsetmek bu olsa gerek.

Bedeninizden dışarı çıkmayı bırakın düşünceleri hapseden bir yaşam formülü ile karşı karşıyayız.

Belirli formüller ile kurulmuş olan bu matematiksel düzen hayatımıza zam ve faiz denen ekonomik yapı ile hükmetmektedir. Halbuki bu hayat formüllerini hazırlayanların ne beyinleri büyük ne de bizden daha zekiler. Tek sahip oldukları şey inanmak. Bu inancın kötü veya iyi olması onları hiç ilgilendirmiyor çünkü sizden daha çok ‘İlahi Adelet”e inanıyorlar.

Nasıl oluyor demeyin…Onlar varlıklarını ve yokluklarını sonuna kadar kabul etmişler ve yaratıcının verdiği özgürlüğü kullanmışlardır. Kullanmayan veya kullanamayanları ise birer kobay haline getirmiş hayat labirentlerinin içine sokmuş birer fare gibi oynamaktadırlar. Bunun farkına varmak, bunu anlamak, bunu idrak etmek o kadar zor değil. İstemek, arzulamak ve gerçekten inanmak gerekmektedir. Kalp gözünüzü açmanız, korkmamanız ve şüpheden yola çıkarak yargılamalısınız.

Her gün oynanan şans oyunları ile, sportif aktiviteler ile, borsa denen döngü ile ve saymakla bitmeyen hayat formülleri ile hepimiz kapana sıkıştırılmış birer fareyiz.

Bu labirentten çıkmak çok zor. Belki sürekli ‘İlahi Adalet…‘ dediğiniz ancak hiç bir zaman onu içten istemediğiniz bir durum ile bu durumdan kurtuluş olacaktır.

İster inanın ister inanmayın…birliğin ve beraberliğin gücü budur ki onları bunu çok iyi kullanmaktadırlar.

MAG