0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
İnsan Yetiştirmeden Hiçbir Sorunu Çözemezsiniz
Hayatın kaynağı ve özü insandır. Peki biz gerçekten insan yetiştiriyor muyuz?
İnsan yetiştirilmediği sürece hiçbir problemi çözemezsiniz. Çünkü hayatın kaynağı ve özünde insan vardır. Hangi soruna el atarsanız atın—ekonomi, eğitim, sağlık, çevre, savaş—çözümün merkezinde insan vardır. İnsanı doğru yetiştirmezseniz, en kusursuz sistem bile çöker; insanı doğru yetiştirirseniz, en zor şartlar bile aşılır.
İnsan; doğrudur, dürüsttür ve samimidir. Hoşgörülü ve merhametlidir. Sevmeyi bilen ve sevdiğini gösteren tek akıllı canlı türüdür. Diğer varlıklardan ayrı ve üstündür; çünkü insan olarak bazı vasıflara sahiptir. Ruh, beden, nefis ve enerji ile alemlere üstün kılınmıştır. İnsanı diğer canlılardan ayıran şey yalnızca akıl değil; aynı zamanda vicdan, merhamet ve sorumluluk duygusudur. İşte bu vasıflar kaybolduğunda, insan görünümlü ama insanlıktan uzak bireyler ortaya çıkar.
İşte tam da bu yüzden, insan vasfını taşımayan bireyler yetişirse problemler çoğalır ve insanlık, insanlığını yitirmeye başlar. Demek ki önce insan yetiştirmeliyiz.
İnsan yetiştirmede en temel adım: Adaleti tesis etmektir.
Adaleti tesis etmeden insan yetiştiremezsiniz. Adalet, insan olmanın ve insanlığın temel kaynağıdır; insanlık ondan beslenir. Adaletin olmadığı yerde güven olmaz; güvenin olmadığı yerde sevgi, saygı ve hoşgörü kök salamaz. Adaletsiz bir toplumda yetişen çocuk, haksızlığa ya boyun eğer ya da haksızlık yapar; her iki durumda da insan vasfını yitirir.
Adaletten sonra insan; sevgiye, saygıya ve hoşgörüye sahip olmalıdır. Aksi halde bir kısmı var, bir kısmı yok; yine problemler ortaya çıkar. Sevgi olmadan adalet katılaşır, adalet olmadan sevgi istismara dönüşür. İkisi bir arada olmadıkça insan bütün olamaz.
Adaleti öyle bir tesis etmelisiniz ki bu adalet ağı her canlıyı içine almalı; temelinde vicdan ve insan olmalı. Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil; evde, okulda, iş yerinde, sokakta, doğada ve hayvanlara karşı davranışlarımızda da hüküm sürmelidir. Çünkü adalet, sadece insana değil; tüm varlığa karşı sorumluluk duymaktır.
Onun içindir ki önce insan yetiştirmek, toplumda temel hedef olmalıdır.
Eğitimde Öncelik İnsan Olmalı
Eğitime başlayan tüm çocuklara önce insan olmayı ve adaleti öğretmek, insan haklarını aşılamak, varlığı ve var edeni sevdirmek gereklidir. Bugün eğitim sistemleri çoğu zaman yalnızca bilgi yüklemeye, sınav başarısına ve meslek edindirmeye odaklanıyor. Oysa asıl mesele; önce iyi bir insan, sonra iyi bir meslek sahibi yetiştirmektir. Bilgi, ahlakla birleşmediğinde tehlikeli bir silaha dönüşür. Tarih, zeki ama vicdansız insanların açtığı yaralarla doludur.
Çocuğa önce doğruyu söylemeyi, hakkı gözetmeyi, zayıfı korumayı, farklı olana saygı duymayı, paylaşmayı ve affetmeyi öğretmeliyiz. Bunlar öğretilmediğinde, geri kalan her şey eksik kalır.
Toplumun Çöküşü ve Yeniden Doğuşu
Eğer yaralı bir toplum varsa, çökecek bir toplum varsa; artık en derine inip yeni nesillere insan olmayı ve adaletli olmayı öğretmeliyiz ki bir süre sonra bilinçli bir toplum meydana gelsin. Yaralı toplumların en büyük hastalığı; güvensizlik, bencillik, şiddet ve duyarsızlıktır. Bu hastalıkların ilacı da yine insandır—ama yetiştirilmiş insan.
Artık aşınmış bir toplumu düzeltmek zordur. Onun için sabırlı olup önce kendimizi insani vasıflara yönlendirmeliyiz. Ve örnek olmalıyız. Eğer insani vasıfları taşıyan örnek bir insan olmayı başarabilirsek, şu anki nesilde de adaleti hâkim kılabiliriz. Çünkü çocuklar söyleneni değil, gördüğünü öğrenir. Sözle öğüt verip davranışla tersini yaparsak, hiçbir öğreti kök salmaz.
Ondan dolayıdır ki insanlıktan bahsediyorsak, önce kendimiz insani vasıfları taşımalıyız ve ona göre yaşamalıyız. Aksi halde insan ve insanlık vasıfları hakkında konuşamayız. İnsanlık, konuşulacak bir kavram değil; yaşanacak bir hâldir.
Önce İnsan
Unutmayalım: Hiçbir kalkınma, hiçbir teknoloji, hiçbir sistem, insanı insan yapmadıkça anlam taşımaz. Önce insan yetiştireceğiz; adaletle, sevgiyle, vicdanla ve sabırla. Çünkü insan yetişirse, her şey yetişir. İnsan yetişmezse, hiçbir şey yetişmez.
Mehmet Arkın Gürbüz
