Hak nedir desem kim parmak kaldıracak…

En başta kelimeler ile dalga geçmişler.

Hakk’ın tanımı o kadar basit ki…

Ama siz onu ulaşılmaz, verilemez, sağlanamaz gibi kelimeler ile kapana sıkıştırmışsınız. Şuan bir kitap gelse, siz onada bir kaç kelime bulup onunda gerçekçiliğini yalanlayabilirsiniz.

Gelin görün ki Mehdi’ye inanıyorsunuz. Peki bu nedendir? Yoksa bir beklenti bir mucize mi bekliyorsunuz…

Siz önce gelenin neden geleceğini olanın neden olacağını kavramalısınız. Demek ki talep var. Demek ki yalnış giden bir hayat söz konusu. Buna rağmen Hakk’ı çözememeniz ise zayıflıktan. Maddeyi güç olarak kabul etmenizden. Göreceğiz bakalım bu madde gücü sizi nereye kadar kurtaracak…

İşin komik yanı bir takım durumları ortaya atan da sizsiniz. Hem tartışmaya açıyorsunuz hem de kaçıyor, uygulamıyorsunuz.

‘Sistem’ var diyorsunuz ‘Düzen’ var diyorsunuz onun içinde olduğunuzu kabul etmiyorsunuz önce bunu düşünmeniz gerek.

İnsan Haklarını ortaya atanda sizsiniz halbuki her kitap her peygamber bunun için göndirilmişti ama siz bu durumu kendinize yonttunuz. Peki ne oldu? Koca bir bozuk düzen…

Şimdi ise; Hak verilemez, sağlanamaz veya basit bir şekilde onu yargılıyorsunuz. İşte burada ne kadar zayıf bir inanca sahip olduğunuz ortaya çıkıyor. Komik olan ise bunu da kabul etmek istemiyorsunuz.

Üstüne üstlük Hakk’ın tanımını yapın desem kimbilir neler uyduracaksınız. Ucu size dokunmayan her şey hak olabilir sizin için…

Kanunları, yasaları ve sahip olunan Hukuk Sistemini siz oluşturmadınız mı? Anladım oluşturulmuştu. Peki neden değiştirmiyorsunuz…Öyle bir gücünüz yok mu?. Ama nasıl olur insana ve insanlığa hükmedende sizsiniz.

İşte siz busunuz…Kendi çıkarları için insanı ve insanlığı düşünmeyen, hak nedir bilmeyen ve inanç sahibi olduğunu iddia eden…

MAG