Gerçeklik nedir?

Hadi gülümseyin bu bir kamera şakası.

Hadi gülümseyin ama ne cep telefonunuza ne de kameranıza…

Poz vermek istiyorsanız veya kameralara gülümsemek istiyor iseniz bunu her yerde yapabilirsiniz. Adım attığınız her yerde sizi izliyorlar ve dinliyorlar. Hatta adım atmanıza da gerek yok. Elinizde taşıdığınız küçük makine sizin hayatınızı kayıt altına alıyor. Ben artık tüm kameralara gülümsüyorum çünkü hepsi birer kamera şakası benim için.

Hayatımız bir kamera şakasından ibaret. Gerçekler diye bir durum bile söz konusu değil. Artık sanallığı da geçtik yoktuk zamanına girdik. Yani yoksunuz…Sadece bir virüs gibi etraf da geziniyorsunuz. Siz öyle fiziksel olduğunuza bakmayın aslında o da sadece ölümlü bir beden. Peki bu kamera şakası yapanlar insandan hatta insanlıktan ne istiyor.  Eğer yok isek, bir anlam ifade etmiyor isek, veya hayvan isek yada yaşayan bir canlı isek hatta ölümlü bir beden isek nedir bizden istedikleri…

İşte zaman ve mekan formu bunun üzerine kurulu yani onların istedikleri ne ise artık zamandan ve mekandan meydana geliyor. Tabi siz yaşam formunu sadece inanca bağladığınız için olayı şeytan diye tanımladınız. Doğrudur. Ancak şeytanında bir hedefi bir amacı olmalı…

Şeytan dediğiniz varlık eğer yaratıcının bir meleği ise yaratıcıya itaatkar olmalı değil mi? Eğer itaatkarlık söz konusu ise neden insan denen canlıyı ele geçirmek ve onu kendisine itaatkar kılmak istiyor…

Bakınız her olay her inanış maalesef sadece var olma ile alakalı değil. Bir de gerçeklik söz konusu…Yaratıcının yaratmış olduğu gerçeklik.

Bu gerçeklik de bizim bilmediğimiz ve anlayamayacağımız bir var oluş söz konusu, o da sonsuzluk olabilir.

Bize kamera şakası yapanlar bu gerçekliğe ulaşmak ve sonsuzluk formunda yer almak istiyor olabilirler.

MAG