Evde kalma olayını bir an önce bitirmeliyiz…

Biraz geleceği düşünün...

Evde kalma işlemini hızlıca bitirmek zorundayız…

Henüz virüs ile tanışmadığım için böyle düşünüyorum. Belki de tanışmış ve bağışıklık kazanmış olabilirim. Konu, biz bu virüsü sadece haberlerde ve medyada öğrendik. Tüm bilgileri de buradan aldık. Hatta doktorlar bir takım hastalar için ‘Virüsten öldüler…’ dediler onlara inandık…

Ancak konu bu kadar kolay ve basit değil. Virüsün nefes yolu ve dokunma ile bulaşıyor olması (işte yaşama süresi, havada kalma süresi falan virüs ile ilgili yaşam bilgileri) doğru ise bunu bir düşünmemiz gerek bunlar yalanda olabilir doğruda olabilir.

Senaryoları iyi incelememiz gerek. Ben senaryoları inceledeğimde bu evde kalma süresinin çok acil bir şekilde bitmesi ve hayatın normale dönmesi gerektiği düşünmekteyim. Aksi halde virüsten daha kötü olaylar meydana gelebilir, ülkemiz bir takım ülkelerin yada bir ülkenin sömürgesi altına girebilir. Evet şaka değil sömürge bildiğiniz başka bir ülkenin boyunduruğu altında bir toplum…

Bu olamaz demeyin ben bunun nasıl olabileceğini açıklamaya çalışacağım…

Düşünün ki Türkiye’nin ne kadarı zengin, ne kadar insanın parası var ve ne kadar insan birikim yaptı…Yani para bitince evde insanlar nasıl kalacak? Para yardımı nereye kadar…

Biz kavgayı seven insanlarız, tartışmak bizim işimiz, hiç bir şey bilmesek de tartaşmayı severiz. Evde ne kadar bir tartışma ortamı ve ne kadar süre yaşanacak? Yani psikolojik durum insanları nasıl evde bırakacak…Psikolojik eğitimde veremezsiniz…

Ev ahali aynı çatı altında nasıl anlaşacaklar. Aile yapımız bozulmadı mı?. Evde herkes kendi borusunu öttürmek istemiyor mu? Yani Aile sürekli evde kalma ortamını kabul etmeyecektir. Bireyler eninde sonunda kendini sokağa atacaktır.

Toplumun ekonomik durumu zaten hayat pahalılığından yeni çıkmış ve devam eden bir toplum olarak, kredi kartlarının kullanımı, borçların ödenmesi, kredilerin ödenmesi gibi ödemeler geldiğinde veya ödenemediğinde ne olacak… Yeni bir ekonomik krizi mi gelecek…

Çocuklar, çocuklar sokağa çıkmaz ise nasıl bir psikolojiye sahip olacak. En önemli konu. Çocuklar bu durumu nasıl algılayacaklar. Bazıları korku içerisinde bazıları ise intikam içerisinde büyüyecek.

Gelelim Uzaktan eğitim sistemine. Benim için tamamen boş bir eğitim sistemi. Eğer uzaktan eğitim eğitim veriyor ise okulları kapatın. Üniversiteleri kapatın ve kimse öğretmen olmasın. İşte gördünüz mü teknolojiye teslimiyet eğitim de başlayacak.

İnsanlar ekonomik ve psikolojik olarak kendini sokağa atarlarsa ben bunun arkasından gelecekleri düşünmek istemiyorum…

Siz halen gelecekle ilgili bir öngörü üretemiyorsunuz.

Bakınız, eğer virüs gerçekten tehlikeli ve hızlı yayılıyor,  herşekilde bulaşıyor ise bunu önleyemezsiniz. Önlemeniz mümkün değil. Ancak aşıyı bulup (ki aşı var zaten) kademeli olarak tüm insanlığı aşılayabilirsiniz ki her insanı aşılayana kadar belki virüs insanlığı terk eder. Tüm dünyayı dezenfekte edemezsiniz. Tüm dünyayı ilaçlayamazsınız. Hastalanan tüm insanları tedavi edemezsiniz.

Yaşam ve ölüm, hayat formunun en büyük kuralıdır.

Bence bir an önce evde kaldan vazgeçip hayata normale dönmeliyiz. Aksi halde toplum olarak kaybetmeye devam edeceğiz…En kısa zamanda el sıkışmak, en kısa zamanda sarılmak ve en kısa zamanda öpüşmek dileği ile…Yaşam sevgi üzerine kurulmuştur.

Güvenin yıkılması ekonomik kayıplar getirir ancak sevginin kaybedilmesi yaşamın sonunu gösterir…

MAG