Dünyanın ve insanlığın geleceği…

Sondan sonra gelecek olan yeni bir son.

Dünyanın ve insanlığın geleceği…

İnsanın yaradılış zamanından bu yana söylenen bir çok yalan dünyanın ve insanlığın geleceğini hazırlamıştır.

Havva’nın elmayı yemesi yılanın ağacın yanına gelerek Adem’e fısıldaması gibi gerçeği ispat edilemeyen söylemler ile insanlığa sunulan yalan bir geçmiş geleceğin hazırlayıcısı olmuştur.

Savaşların bile gerçekçiliği tartışılmaktadır. Gerçeği ancak yaşayan ve doğru söyleyen bilir. Anlatılan zamanda yaşaması bile onun gerçeği anlattığını göstermez.

İnsan olma yargısı doğruluğun ve dürüstlüğün hatta en önemlisi samimiyetin temelidir. Kendini yargılamayan insan çok kolay bir şekilde yalan söyleyip insanları yönlendirebilir.

Vicdan denen temeli inanç olan akım enerjisi ise yargılamanın başladığı kaynaktır. Kaynağa inmeden dünyanın nasıl ilerlediğini insanlığın nereye doğru gittiğini anlamanız mümkün değildir.

Üzülerek yazıyorum ki insanlığın bir çoğu bu kaynaktan yoksundur. Bunun en büyük nedeni ise varlığını yargılamak istememesinden kaynaklanmaktadır.

Diyelim ki aklı, zekayı, bedeni, nefsi, ruhu hatta inancı unutun. Geriye kalan nedir?

Enerji denen bilinmeyen yada yoktan var olan sismik ve mekanik dalgalar asla bir eğitim dersi olarak öğretilmeyerek ve insana gerçek eğitim verilmeyerek gelecek hazırlanmıştır.

İnsanlığın yücelmesi ve üstün bir ırk haline gelmesi engellenmiş yapay bir insan oluşturularak gerçeğe ulaşması gereken insan sanallaştırılmıştır.

Akla sahip olmamızın yegane temeli budur. Yaratıcının diğer yarattıklarına karşı en güzel ve en üstün canlı olma…

Şeytaniler bunu çözdüklerinde kendi oluşturdukları yapay, mekanik veya her ne halt ise insan görünümlü canlıyı üstün kılmak istemektedirler.

İşte insanlığın ve dünyanın geleceği budur…

Mehmet Arkın Gürbüz
Haber Veriyoruz