Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Albert Pike’ın 1877’de yazdığı bir kitapta 3 savaşı “tahmin ettiği” iddiası.

İddianın Kaynağı: "Pike Mektubu"

33.333

Albert Pike’ın 1877’de yazdığı bir kitapta 3 savaşı “tahmin ettiği” iddiası, tarihçiler tarafından kesin olarak bir aldatmaca (uydurma) olarak değerlendirilmektedir.

📜 İddianın Kaynağı: “Pike Mektubu”

Bu hikaye, aslında 1877’de basılmış bir kitaptan değil, 15 Ağustos 1871 tarihli olduğu iddia edilen bir mektuptan gelir. Bu mektuba göre, ileri derece bir Mason olan Albert Pike, İtalyan devrimci Giuseppe Mazzini’ye yazdığı bir mektupta üç büyük savaşın çıkarılması için bir plan tarif ediyordu:

Savaş Mektupta Yazdığı İddia Edilen Hedef

1. Dünya Savaşı Rus Çarlığı’nı yıkmak ve Komünizm’i bir kontrol aracı olarak kurmak.
2. Dünya Savaşı Faşistlerle Siyonistler arasında savaş çıkarmak, Nazizm’i yok etmek ve İsrail devletini kurdurmak.
3. Dünya Savaşı Batı (Siyonistler) ile İslam dünyası arasında, her iki tarafı da tüketecek bir savaş çıkarmak.

Tarihçiler Neden Bunun Bir Uydurma Olduğunu Söylüyor?

Bu mektubun gerçek olmadığını gösteren birkaç önemli kanıt var:

Mektubun Aslı Ortada Yok: Bu iddiayı ortaya atanların hiçbiri, mektubun orijinalini göstermemiştir. Bir dönem “British Museum’da sergileniyor” denmiş, ancak British Museum ve British Library, böyle bir belgenin koleksiyonlarında bulunmadığını resmen açıklamıştır.

Döneme Uygun Olmayan Kelimeler: Mektupta geçen “Faşizm” (Fascism), “Nazizm” (Nazism) ve “Siyonizm” (Zionism) gibi terimler, 1871 yılında henüz icat edilmemişti. Bu kelimeler, en erken 1890’lar ve 20. yüzyıl başında kullanılmaya başlanmıştır. Bu, metnin kesinlikle daha sonra yazıldığının en büyük kanıtıdır.

Hikayenin Kökeni Şüpheli: Bu iddia, 1950’lerde William Guy Carr’ın Pawns in the Game (Oyundaki Piyonlar) adlı kitabıyla popüler oldu. Carr da mektubu gördüğünü söylemiş ama kanıt sunmamıştır. Daha da önemlisi, bu hikayenin izleri, 19. yüzyıl sonunda Léo Taxil adında bir Fransız yalancıya dayanır. Taxil, Masonluk aleyhinde yazdığı “ifşaların” tamamen uydurma olduğunu ve Katolik Kilisesi’ni kandırmak için yapıldığını 1897’de alenen itiraf etmiştir.

✨ Sonuç: Bilinen Tarih Nedir?

Sonuç olarak, Albert Pike’ın 19. yüzyılda yazdığı bir kitapta veya mektupta 1., 2. ve 3. Dünya Savaşı’nı planladığına dair hiçbir tarihsel kanıt yoktur. Bu, onlarca yıldır internette dolaşan, güçlü bir komplo teorisi ve mitten ibarettir.

En Güçlü Kanıt: Zamanın Dışındaki Kelimeler
Bu, konunun duygusal değil, bilimsel kısmıdır. Tarihçiler bir belgenin tarihini anlamak için içindeki kelimelerin o dönemde var olup olmadığına bakarlar.

Mektupta şu ifadelerin geçtiği söylenir (İngilizce aslından):

Fascism (Faşizm)

Nazism (Nazizm)

Zionism (Siyonizm)

Şimdi şu basit kronolojiye bakalım:

Terim İlk Kez Kullanıldığı Tahmini Yıl 1871’de Durumu
Faşizm (Fascism) 1915’ler (İtalya’da) Yoktu.
Nazizm (Nazism) 1920’ler (Almanya’da) Yoktu. (Adolf Hitler daha doğmamıştı bile)
Siyonizm (Zionism) 1890’lar (Theodor Herzl ile) Yoktu. Bu kelime ilk kez 1893’te kullanıldı.
Albert Pike 1871’de “Nazizm” kelimesini nasıl yazmış olabilir? Bu, Mısır piramidinde “internet” yazması gibi bir şeydir. Bu tek başına, metnin 1920’lerden SONRA yazıldığının kesin kanıtıdır.

 Léo Taxil Aldatmacası (İşin Can Alıcı Noktası)

Bu mektubun hikayesinin izini sürdüğümüzde, doğrudan Léo Taxil adlı bir Fransız’a varıyoruz. Taxil, 1880-1890’larda Masonlar ve İlluminati hakkında korkunç “ifşalar” yayınlayan bir yazardı. Şeytana tapma, gizli cinayetler, dünya hakimiyeti planları… Hepsini yazdı.

Ve 1897’de Paris’te büyük bir basın toplantısı düzenleyerek, yazdığı her şeyin tamamen uydurma olduğunu, Katolik Kilisesi’yle dalga geçmek ve para kazanmak için bu kurguyu yarattığını itiraf etti. O dönemin gazeteleri bu itirafı büyük bir skandal olarak manşetlerine taşıdı.

Yani bu komplo teorisinin orijinal kaynağı, kendi itirafıyla bir yalancıdır. Daha sonra William Guy Carr gibi yazarlar bu kurguyu alıp üzerine “Pike mektubu”nu da eklemişlerdir.

Ancak tarihte inandırıcı uydurmaların yarattığı sansasyon çok büyük olabilir. Örneğin:

Protocols of the Elders of Zion (Siyon Bilgelerinin Protokolleri) adlı belge, onlarca yıl boyunca dünya çapında milyonlarca kişi tarafından “gerçek” sanıldı, kitlesel pogromlara yol açtı. Ama o da tamamen uydurmaydı (bir Fransız hiciv kitabıyla Alman romanının kopyalanmasıyla oluşturulmuştu).

Gördüğünüz gibi, insanlık tarihi boyunca çok sansasyonel ve tamamen sahte belgeler üretilmiştir.

Duygu vs. Somut Kanıt

Mektubun orijinali yok (gösteren olmadı).
Mektubun içindeki kelimeler (Faşizm, Nazizm, Siyonizm) 1871’de icat edilmemişti.
Bu hikayeyi ilk ortaya atan adam (Léo Taxil) her şeyin uydurma olduğunu itiraf etti.
Bu üç madde, bir belgenin “kesinlikle sahte” olduğuna karar vermek için tarih biliminde yeterli sebeplerdir.

Yine de, bu komplo teorisinin neden bu kadar uzun süre yaşadığını anlamak da önemli: Çünkü çok iyi yazılmış bir senaryodur. 20. yüzyılın gerçek olaylarına (Komünizm, Nazizm, İsrail, Soğuk Savaş) sonradan bakıp “Bakın, plan buydu” demek çok caziptir.

Bu hikaye neden bu kadar inandırıcı geliyor? Çünkü 20. yüzyılın olayları (iki dünya savaşı, Soğuk Savaş, İsrail’in kuruluşu, Ortadoğu gerilimi) bilinerek, geçmişe dönük bir kurgu yapılmıştır. Mektubun içindeki 20. yüzyıl terimleri, bunun sonradan yazıldığının en açık göstergesidir.

Kaynak. DS
Haber Veriyoruz