Mitaş Civata’nın Ankara Sincan’daki işçi çıkarma
Görünen Yüzeysel Nedenler: Maliyet ve Esneklik
Türkiye de işten çıkarmalar başladı ilk olarak Mitaş Civata.
Mitaş Civata’nın Ankara Sincan‘daki işçi çıkarma haberleri hakkında henüz resmi veya ana akım medyada doğrudan bir rapor yok. Elde edilen bilgiler ağırlıklı olarak sol görüşlü işçi dayanışma grupları ve sendika odaklı haber kaynaklarından gelmekte olup, bu kaynaklar esas olarak Mitaş’ın İzmir Aliağa bölgesindeki tesislerindeki işten çıkarmaları ve ücret anlaşmazlıklarını bildirmekte, ayrıca şirketin uzun süredir devam eden “önce ücretleri düşür, sonra işten çıkar” yönetim tarzını ortaya koymaktadır.
Görünen Yüzeysel Nedenler: Maliyet ve Esneklik
İşçi gruplarının raporlarına göre, işten çıkarmaların arkasındaki doğrudan ekonomik mantık şudur:
“Yüksek Ücretli İşçileri Çıkar, Düşük Ücretli İşçileri Al”: Ege İşçi Birliği, Mart 2026’da Aliağa Mitaş’ta 20 işçinin çıkarıldığını, ancak fabrikanın sürekli yeni işçi aldığını iddia etmektedir. Rapor, bunun işgücü maliyetini düşürmek için olduğunu, yeni işçilerin daha düşük ücretlerle çalıştırıldığını ve hükümetin “6 aylık SGK desteği” politikasından yararlanıldığını belirtmektedir .
Toplu Sözleşmenin Getirdiği Baskı: Mitaş, Şubat 2026’da ilk altı ay için %32 oranında zam içeren toplu iş sözleşmesini imzalamıştır . İşçi grupları, şirketin sözleşme imzalandıktan sonra işten çıkarma dalgası başlattığını, bunun sözleşmenin getirdiği insan maliyeti artışını dengelemeyi amaçladığını düşünmektedir .
Derinlemesine Nedenler: “Başka Şeyler” mi Var?
Arama sonuçlarında “başka şeyler” olduğunu doğrulayan birçok faktör bulunmaktadır; bunların temelinde işçi haklarının korunmasının zayıflığı ve sendikanın etkisizliği yatmaktadır:
Sendikanın Etkisizliği ve “Sarı Sendika” Suçlaması: Birçok raporda, yetkili sendika olan Türk Metal’in işten çıkarmalar karşısında sessiz kaldığı ve işçiler tarafından “sarı sendika” (işveren yanlısı sendika) olarak suçlandığı belirtilmektedir. İşçiler, sendikanın sadece işverenle birlikte görünmekle kalmayıp, hatta işverenin işçileri baskı altına almasına göz yumduğunu düşünmektedir . Daha önceki raporlar, sendikanın toplu sözleşme sürecinde “hiçbir şey yapmadığını” ve işçilerin tepkisini ifade etmesine izin vermediğini göstermektedir .
İşten Çıkarmaların “Ceza” Niteliği: Mitaş’ın geçmişi incelendiğinde, işten çıkarmaların sıklıkla işçilerin haklarını savunma eylemlerini takip ettiği görülmektedir. 2024 yılında işçiler, şirketin toplu sözleşmeyi uygulamaması ve ücretleri tam ödememesi nedeniyle üretimi durdurmuş, bunun sonucunda şirket geri adım atarak farkları ödemiş, ancak kısa süre sonra toplu işten çıkarmalar başlamıştır. Raporlar, 2024 yılında işten çıkarılan işçi sayısının 100 hatta 200’ü aştığını belirtmektedir . Bu, işten çıkarmaların sadece maliyet kaygısı değil, aynı zamanda örgütlü güce yönelik bir baskı ve tasfiye olduğunu göstermektedir.
Şirketin Genişlemesi ile İşçi Hakları Arasındaki Zıtlık: Mitaş’ın cirosu 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 7 kat artmış, sıralaması da yükselmiştir . Mart 2026’da Sincan’da 318 milyon lira değerinde bir kapasite artırım projesi için ÇED olumlu kararı alınmıştır . Şirket hızla büyürken, işçiler ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini ve vergi dilimi nedeniyle borçlandıklarını hissetmekte, bu da “işten çıkarma”nın özünde kârın işçilere daha fazla dağıtılmasını engellemeye yönelik bir araç olduğu algısını güçlendirmektedir.
Sonuç
Bahsettiğimiz “başka şeyler” büyük ihtimalle şunları kapsamaktadır: şirketin sendikalaşma gücünü zayıflatmak veya kontrol etmek için işten çıkarmaları bir araç olarak kullanması, sendikanın işlevini yitirmesi, ve iş güvencesi ile toplu sözleşme sisteminin metal sektöründe etkisiz kalması. Ancak dikkat edilmelidir ki, mevcut bilgiler esas olarak İzmir Aliağa tesislerine odaklanmaktadır; Ankara Sincan fabrikasında benzer büyük çaplı işten çıkarmaların meydana geldiğine dair bilgiler henüz yeterince açık değildir.
Kaynak Ds
haber Veriyoruz

