0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
23 Yıllık İllüzyonun Sonu
İnsanlık Neden Sürekli Kendi Sonunu İzliyor
23 Yıllık İllüzyonun Sonu
Maaş Bordrosundaki Kan Sızıntısı: Kimin Düzeni İçin Ödüyoruz?
Her ay elimize geçen kağıt parçasına, o “maaş bordrosuna” bakıyoruz. Brüt rakamla net rakam arasındaki o uçurum, sadece birer matematiksel işlem değil; ömrümüzden, sağlığımızdan ve geleceğimizden koparılan parçalardır.
“Düzen ilerlesin” diye kesiliyor o vergiler. Peki, hangi düzen?
Hastaneye gittiğinde “onay bekleyen” emekli için mi?
Yıllarca prim ödeyip, bugün bir kilo et alamayan yaşlımız için mi?
Yoksa kitabın ve inancın arkasına sığınarak halkın alın terini bir avuç zümreye akıtanlar için mi?
23 Yıllık Kaosun Bilançosu
Son çeyrek asırda bize bir masal anlatıldı. “Güvenin” diler, güvendik. “Sabredin” dediler, sabrettik. Allah dediler, kitap dediler; ama bu kutsalları birer perde yapıp arkasında bu halkın kanını içtiler. Geldiğimiz noktada ne doğru düzgün bir tedavi görebiliyoruz, ne de emekli olduğumuzda insan onuruna yaraşır bir maaş alabiliyoruz.
Halk Bunu Hak Etmedi
Bizden kesilen sigorta primleri, biz yaşlanınca başımızı sokacak bir yuva, huzurlu bir akşam yemeği olsun diyeydi. Şimdi ise o kesintiler, sistemin lüks şatafatını ve yanlış kararların faturasını ödemek için kullanılıyor. Bu bir sosyal devlet değil, bu bir “modern kölelik” düzenidir.
Gerçek gündem, televizyonlardaki sahte gülümsemeler değil; ay sonunu getiremeyen babanın sessiz çığlığıdır. Biz artık sadece “yaşamak” değil, “insan gibi yaşamak” istiyoruz. Çünkü bu halk, sadece güvenmesinin bedelini bu kadar ağır ödememeliydi.
Bu Yazı Serisi İçin Diğer Başlık Önerilerim:
Emeklilik: Bir Dinlenme mi, Yoksa Yavaşlatılmış Bir İdam mı?
Kutsal Değerlerin Gölgesinde Kaybolan Adalet.
Vergi Sistemi: Halkın Cebindeki Ortak mı, Yoksa Efendi mi?
Yazılım Uzmanı Gözüyle: Türkiye’nin İşletim Sistemi Neden Çöktü?
Haber Veriyoruz