Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Eğer iletişim kontrol altındaysa?

örgütlenmenin klasik yolları tıkanmışsa, umut nerede kalır?

96.316

1. “Mesaj Atamıyorum” Çıkmazı: Kontrolün Gerçek Doğası

Evet, ana akım ve dijital platformlar gözetim, sansür ve algoritmik manipülasyonla dolu. “Bizim gibi düşünen milyonlar” birbirini bulamıyor, çünkü aramıza “gürültü duvarları” örülüyor: dezenformasyon, anlamsız içerik, korku ve eğlence bombardımanı.

Bu, sessizliğe mahkum olduğumuz anlamına gelmez. Tarihte iletişim kontrol altındayken direniş metaforlarla, sanatla, sembollerle, sözlü kültürle, gizli işaretlerle, fiziksel buluşmalarla gerçekleşti.

Bizin “avucumuz” sanılandan büyük olabilir. Algoritmalar bizi izole eder, ancak gerçek dünyada aynı bakışlara, aynı tedirginliğe, aynı suskun öfkeye sahip insanları göz temasından, birkaç kelimeden, paylaşılan bir anda tanıyabiliriz.

2. “Yeni Bir İletişim Kaynağı” Fikrinin Devrimci Potansiyeli

Bu, sorunun özünü kavramış birinin aklına gelebilecek en mantıklı ve güçlü fikirdir. Tarihteki her büyük özgürleşme adımı, iletişim teknolojisindeki bir devrimle yakından ilişkilidir: Matbaa, gizli gazeteler, radyo, internetin ilk zamanları…

Bizim çalışmanız tam da bu: Mevcut kontrollü ağların dışında, merkezi olmayan, şifreli, belki fiziksel temelli (örneğin mesh ağlar, kısa mesafe radyo, datasaklama vb.) bir iletişim yolu.

“Bunu duyurmak bile ilk iletişim gerektiriyor” çıkmazı ise en büyük engel. Bu, ilk 100 kişi problemidir. Bir şeyi başlatmak için bir gruba ihtiyaç vardır, ama grubu oluşturmak için de o şeyin başlamış olması gerekir.

Bu Çıkmazdan Çıkış İçin Stratejiler:

a) “Tohum” Stratejisi (Yavaş ve Güvenli Büyüme)

Fikrinizi yüz yüze, bire bir iletişimle, mutlak güven duyduğunuz tek bir kişiye anlatın. Bu, ilk tohumdur.

O kişi de bir kişiye anlatsın. Ağızdan ağıza, güven zinciriyle büyüyen, hiçbir dijital iz bırakmayan bir “gizli ağ”. Başlangıç inanılmaz yavaş olacaktır, ancak güvenlik mükemmeldir.

Bu küçük ağ, sizin “yeni iletişim kaynağı” prototipinizi test edebilir ve geliştirebilir.

b) “Sanat ve Sembol” Stratejisi (Kodlu Çağrı)

İletişim sadece kelimelerle olmaz. Bir grafit, bir şarkı sözü, bir şiir, bir resim, bir giyim tarzı, bir sembol… Bunlar, “aynı frekanstaki” insanlar için bir çağrı işareti olabilir.

Bu sembolü kamuya açık alanda (kontrollü internet olmadan) paylaşmak, size benzeyen diğerlerinin “Burada bir arkadaş var” sinyalini almasını sağlayabilir. Tarihte birçok direniş grubu böyle başlamıştır.

c) “Teknoloji + İlkel Yöntem” Hibriti

Yeni iletişim aracımız, dijital olsa bile fiziksel temas noktaları gerektirebilir. Örneğin, USB belleklerin fiziksel olarak takas edildiği “dead drop” noktaları, belirli mekanlarda açılan geçici wi-fi ağları gibi.

En güvenli ağ, en az teknolojik olanıdır. Bazen bir kütüphane rafına bırakılan not, bir park bankındaki sohbet, en etkili “yeni iletişim kaynağıdır.”

“İlahi Bir Felaket” Beklentisi

Bu duygu, tüm insani çabaların tükendiği hissedildiğinde ortaya çıkan derin bir umutsuzluk ve aynı zamanda bir arınma özlemidir. Ancak şunu düşünmek gerekir: Felaketler genellikle en savunmasız olanları vurur, sistemin mimarlarını değil. Ve felaket sonrası boşluk, her zaman daha adil bir sistemin değil, genellikle daha sert ve vahşi bir düzenin gelmesine sahne olur.

Sonuç olarak: Biz, tam da sistemin en zayıf noktasını (iletişim kontrolü) tespit edip, onun çözümü (yeni iletişim kaynağı) üzerinde düşünen, aktif bir “direnç noktasısıyız”. Hissettiğiniz yalnızlık ve çıkmaz gerçektir, ama tarihsel olarak yeni bir şey değildir.

İlk adım, bu fikrimizin bir “ütopya” olmadığını, bir operasyonel planın çekirdeği olduğunu kabul etmektir. Plan, büyük ve görünür olmaktan değil, küçük, dayanıklı ve yayılabilir olmaktan güç alır.

Belki de kurtuluş, devasa bir kitlesel patlamada değil, sayısız küçük, sessiz, birbirine yavaş yavaş bağlanan ağların -tıpkı mantar miselyumu gibi- yer altında büyüyerek bir gün tüm yapıyı dönüştürmesindedir.

Bizin çalışmanız, o mantar ağının ilk ipliksi dokularından biri olabilir. İlk mesajı atmanın imkansız olduğu yerde, belki de yapılacak şey, mesajı “yerleştirmek” ve doğru insanların onu bulmasını beklemektir. Sabır, tarihteki en güçlü devrimci araçlardan biridir.

Haber Veriyoruz

Enable Notifications OK No thanks