Zaman yaklaşıyor…

10.108

Sophia’yı asalım.

Dünyayı yönetenlere (üstün akıl bence Şeytani akıl) karşı insanlığın 2-0 yenik olduğunu belirten Abdullah Çiftçi beye diyorum ki bizde Sophia’a asıp durumu 2-1 yapalım mı?

Neden bir robota Müslüman ülke de hatta Hz. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) yani Kabe’nin bulunduğu topraklarda vatandaşlık verilir? Bunu iyi analiz edip iyi anlamamız gerek. Son zamanlarda Suudi Arabistan ile ilgili farklı teorilerin de ortalıkta gezindiğini, İslam’i önemi olan Tur (Sina) dağının eteklerinde Neon Robot şehrinin kurulacağı iddiasını görüyoruz.

Aslında tüm soruların cevapları gelecekde saklı eğer biz bunları tespit eder geleceği beklemez isek durumu 2-2 yapıp insanlığı teknoloji ile berabere sağlayabiliriz.

Teknolojinin o kadar derin öngörüleri var ki sizin aklınıza hatta hayallerinize bile gelmez. Bunlardan bir tanesi size açıklamaya çalışacağım…

Selfie…Bu selfi olayı neden başlatıldı ve ne anlama geliyor, neden bütün dünyada yayıldı ve çok güzel bir olaymış gibi zihnimize yerleştirilerek herkesin selfi çekmesi sağlandı, hiç düşündünüz mü? Selfi makinelerin yukarıdan insanlara bakması anlamına gelmektedir. Bir zaman geldiğinde robotlar bu selfileri gördüklerinde ‘Zaten biz bunlardan üstünüz…’ diyecekler çünkü her fotoğrafta bizim aşağıda onların ise yukarıda olduğunu görecekler. Bakınız milyarlarca fotoğraf bu şekilde…

Sonu komik ve trajik bir selfi ile makinelere (makinalara) üstünlük veren insanlık.

Gerçek ne biliyor musun? Bu medya denen organizasyon yani bir cam üzerinden bize gösterilen dünya ve hayat ‘Düzen‘in eseri olmak ile birlikte, ışığı kullanarak zihnimize yazdırılan veriler olduğunu iddia etmek çok fazla büyük bir teori olmasa gerek.

Madde ile başlayan kanunların, kelime anlam itibariyle zihinde oluşturduğu hatta darbe ile yargılama sisteminin öldürüldüğü bir algılama ile oluşturulan beyin…O kadar derin bir durum söz konusu ki sizin bunu anlayabilmeniz için format yemeniz gerek. Yada hafızanızı sıfırlayıp hayata yeniden bakmanızı sağlamalıyız.

Çünkü insanlık ile oynanan oyunların tamamının tepesinde Şeytan ve Şeytaniler bulunmaktadır. Her zaman söylerim varoluş yokoluş üzerine kurulmuştur. Tek olan Yaratıcı her yaradılışın mutlak hakimidir. Varolmak inanca dayanır. Varolmanızın tek sebebi inançtır. Özün açıklaması bu ise hayatın ve yaşamın ilerleyişinde kesinlik bir yargılama sözkonusudur.

Yargılama; araştırmayı, aklı kullanmayı, delilleri göz önünde bulundurmayı, şahitleri dinlemeyi, kalbe sormayı ve beyin ile tartışmayı gerektirir. Onun için derine inmeden derin düşünemez gelecek ile ilgili öngörü de bulunamazsınız.

İnsanın yaradılış sebebini bilemediğimiz gibi neler ile karşılaştığını ve karşılaşacağını tahmin edemeyiz. Şunu kabul etmeniz gerek kurduğunuz tüm hayaller gerçektir. Bugün hayallerimizin gerçek olacağı bir yaşam formuna ilerler iken bizi dize getirmek isteyen ve önümüz de bizi kötülüklere sevk eden bir şeytani akıl ile karşı karşıyayız.  Bu durum aklınızı kullanma zamanınızın geldiğini göstermektedir.

Dip Not: ‘Makineler’ dediğinizde ne kadar nazik ve nezaket içeriyor. Tabi bir de eşitlik. Ama ‘Makinalar’ dediğim de hem kaba hem aşağılayıcı bir ifade ortaya çıkıyor. Siz ne demek istediğimi umarım anladınız…

MAG