Varlığın varoluş ve gerçeklik kurgusu hisler ve hayaller üzerine kurgulanmıştır.

Tabi ki his ve hayal sizin bulmuş olduğunuz kelimeler, aslında tanımlamayan bir akım var, ilerleyen ve yükselen bir enerji var. Üzgünüm ki buna herkes sahip değil ve kimlerde olduğu da bilinmez.

Hisleri puslandıran, sahip olduğumuz gözler ile bize gösterilmeyen hissi his yapan, hayalleri derinliğe sürükleyen nedir?

Yaratıcıyı görebiliyor musunuz? Onun meleklerini görebiliyor musunuz? Peki şeytanı görebiliyor musunuz?

Anladım siz size verilen gözler ile ancak görebildiklerinizi görebilirsiniz.

Hislerinizi tanımlayın desem veya onları gösterin desem. Yada eğer inanıyor iseniz kalp gözünüzü açıklayın desem…Hadi hissi bırakın hayalleriniz nedir desem?

Tabi sizin hayalleriniz fizikselliğe dayanıyor. Hem geçici bir hayata sahip olduğunuzu söylüyorsunuz hem de bunun için hayaller kuruyorsunuz…

– Görselliğinizin ve fizikselliğinizin zerre kadar bir anlam ifadesi yoktur. Zaten bunun delili de ölmektir ancak öyle bir durum var ki siz henüz onun farkına varamadınız.

Düşman diye tabir ettiğiniz, varlığınızı suça teşvik eden, sizin tabiriniz ile sizi günah çukuruna sokan şeytan diye varlığı göremiyorsunuz ama onunla işbirliği yapanların olduğuna ve sihirli bir dünya yaratmaya çalıştıklarına inanıyor ve açıklıyorsunuz doğru değil mi?

– Hiç düşünmez misiniz? Onlar göremedikleri bazı durumlar ile size nasıl hükmediyorlar…Neye inandılar da görmedikleri gizemli bir dünya hazırlamak ve size sunmak istiyorlar…

Hani derler ya başarmak için inanmalısın…Evet çok doğru bir cümle aslında başarmak için hissetmelisin ve hayal etmelisin. Eğer düşmanımız ile savaşacak bir zaman gelecek ise fiziksel olarak hazırlanmamız ve sahip olacağımız hisleri ve hayalleri bulmamız gerekli.

İşte o zaman başarılı olacağız ve kazanacağız. Yeter ki hissedelim ve inanalım.

MAG