Sanal hayat hızlı bir şekilde yaklaşıyor.

Uyuyorsunuz...

Çok büyük bir tuzağa düşürüldünüz…Internetin gerçek yüzü.

Daha düne kadar oturduğumuz kafelerde hayallerimizi paylaşırken, sorunlarımızı tartışırken, problemlerimize çözüm ararken elimize bir makine tutuşturuldu. Hatta sadece elimize mi işyerimize ve evimize hatta gittiğimiz her yere…

Evet! Cep telefonları ve bilgisayarlar. Öyle cebinize koyduğunuz telefon ve bilgileri sayan ayarlar değildi bunlar. Bunlar hayatımıza müdahale edecek bizi ‘Düzen‘nin içine çekecek yazılım kodları idi.

  • En büyük darbe ise Internet denen ‘Özgürlük Dünyası…‘ ile geldi. Güya dünya gözlerimizin önüne gelmişti. Bizde hemen inandık ve birer User olduk. Ne garip değil mi kendiliğimizden ve isteyerek teslim olduk. Halbuki internet sadece bir kontrol mekanizması idi bunu anlamamız uzun sürdü ve iş işten geçmişti artık.

Bizi o kadar derinlere çekti ki artık onsuz yapamıyor o ne diyor ise inanıyorduk. Sanki bizi yeniden yaratacak gibi hareket etmeye başlamıştı. Biz bunu da anlayamadık ve kavrayamadık.

Şeytani ‘Düzen‘ çok derinden ilerliyordu. Sürekli bize faydalarından bahsedildi.

Gerçekte ise faysadasının iki katı bedenimize ruhumuza zarar veriyordu. Gözleri kör edip, tüm Dünya’yı çıplak göstererek Ahlaki Değerlerimizi yok etmiş sahip olduğumuz inancımızıda şüpheye düşürmeye başlamıştı. Ve korkunç bir ticaret kaynağı idi. İblisler artık kendi aralarında her türlü madde alış verişini yapıp kendilerine çok kolay taraftar buluyorlardı.

  • En son aşama ise beynimize müdahale ederek inancımızı yok etmek yada şüpheye düşermek istiyorlardı.

Evet! masum internet bize bir hayal dünyası vermeye başladı. Gerçekler ile hayalleri karıştırarak ve değiştirerek bize hükmediyordu.

Biz ise halen uyuyorduk. Uyansak de hiç bir şey değişmeyecek di çünkü madde inancı esir almış ha bire kamçılıyordu. Ve bu kamçılar ile sanal bir hayat yaklaşıyordu. Görünen o ki bir yıkım olacaktı…

Haber Veriyoruz