Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Ruhunun derinliklerinde sonsuz zaman…

Hatırlamıyorum, gözlerimi bu güzel dünyaya açtığımda ilk neyi gördüğümü.

8.970

Annem; yoğun acılı sancılardan sonra beni dünyaya bırakıp sonra da terk eden kadın…

Gözlerine bakıp daha birkaç soru sormadan ve cevaplarını vermeden çekip gitmişti.

Bu terk ediş, onun kaderiydi. Tıpkı her insanın bir kadere sahip olması gibi.

Ben, sebebi ziyaretimi anlayana kadar tanımadığım ve bilmediğim mekânlarda kendime geldim.

Öyle canlılarla karşılaştım ki, tamamını insan yerine koydum.

Çünkü hangi yaşta olursam olayım, inanmıştım. Ne büyüdüm, ne olgunlaştım, ne de yaşlanacağım.

Zaman beni dünyaya getirdiği gibi geri alacak. Hangi ölüm şekliyle veya ne şekilde öldüğüm de önemli değildir.

İnandığım gibi dünyaya geldim, inandığım gibi veda edeceğim.

Biliyorum ki sahip olduğum fizik, kurallar ve yaradılış gereğidir.

Ruhum ve enerjim öyle mi dersin?

Ben her gün ruhumun derinliklerine inip onunla muhabbet ederken, dünyanın, yaşadığımız hayatın ne hale geldiğini gösterdiğinde…

Parmaklarım veya elimdeki kalemimle bunu sana anlatmaya çalıştım.

Sen ise anlamak yerine anlaşılmayı bekledin. Sen anlaşılmıştın; anlaşıldığın için bu kelimeler cümle haline gelip karşına çıkmıştı.

Kabul etmek istemedin.

İhtişamsız, kariyersiz, maddesiz, görkemsiz, mucizesiz kelimeler, seni sana nasıl anlatabilirdi ki?

Bir bak sahip olduğun enerjiye ve ruhuna; hangi beklenti içindesin?

Hâlbuki göremediğin ruhunun derinliklerinde sonsuz bir hayat var…