Lets talk face to face.

Yüzümün kitabı kimde?

Yüzün kitabını kullanmayın…

Evet tabi ki facebooktan bahsediyorum. Facebook bilgisayarlarınızın ve cep telefonlarınızın kontrolünü elinde bulundurmaktadır. Windows veri biriktirdi, veri çaldı, veri topladı. Ancak hiç bir zaman facebook gibi hayatımıza müdahale etmedi.

  • Facebook tam anlamı ile sizin sanal beyninizi oluşturmaktadır. Sizin ile ilgili tüm güncel verileri toplamakta, yönlendirmekte ve değiştirmektedir.

Zaten yüzünüzü ele geçirdi. Şimdi sıra kafanızın içindekiler. Bu veriler ile sizin sanal bir beyninizi oluşturmak istiyorlar.

Facebook sizi küçük bir hücreye hapsetmiştir. Eğer bir facebook kullanıcı iseniz teknolojik açıdan küçük bir hücredesiniz (yani bir cezaevi) demektir. Bu hücre cezaevindeki gibi ziyaretçilere açıktır. Gelenleri sizi ziyaretlerine ve sebeplerine göre hücrenize davet eder ve iletişime bağlar. Ve böylece tam bir cezaevi ortamı oluşturmuştur. Beyninizi bu şekilde kontrol altına almaya çalışmaktadırlar.

Ne kadar takipçinizin olursa olsun ancak hücre yapınız kadar bilgi alış verişi olmaktadır. Size belirlenen hücre ise bilgi kapasiteniz ile alakalıdır. Çok şey biliyor iseniz hücreniz çok küçük ve kısıtlıdır. Her zaman kontrol altında ve kırmızı noktadır. Eğer bilgi bakımından bir şey yok ise sizin hücrenizi herkes ziyaret edebilir. Ve hiç bir kısıtlama yoktur.

Yani bir aptal iseniz size verilen hücre büyüktür. Çünkü onları rahatsız etmezsiniz ve çok kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir ve yönlendirilebilirsiniz.

Ne zaman ki öğrenmeye başladınız bilgi toplamaya başladınız hücreniz daralır ve kısıtlamalar başlar. Ve kafanızda soru işaretleri oluşur. İşte bu soru işaretleri oluşmaya başladığında sarı ışıktan kırmızıya geçmeye başlarsınız. Aptal iken hep yeşil ışıkta idiniz…

Üstüne üstlük hücrenizin gerçek olduğunu da, yani yüz kitabınız her ne kadar gerçek olursa olsun onların size sunmuş olduğu her görsel, her bilgi, her olay gerçek olmayabilir. Bu da sizin gerçek, onların ise fake olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Size neden bir fake hayat sunulmaktadır diye düşünmeniz gerekir.

Bu durumda yazdıklarımın bir paranoya değil gerçek olma ihtimalinin yüksek olabilirliliğini ispat etmektedir. Siz her zaman ki gibi ister inanın ister inanmayın ama sonucu hepimize dokunacak.

Hayat sizin, bilinçli toplumun bir bireyi olmak ise hepimizin isteğidir.

MAG