İstanbul’daki Selin Faturası Ağır.
8 Kişi Hayatını Kaybetti, Binlerce Ev ve İş Yeri Zarar Gördü
İstanbul’daki Selin Faturası Ağır: 8 Kişi Hayatını Kaybetti, Binlerce Ev ve İş Yeri Zarar Gördü
İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan olağanüstü yağışların ardından yaşanan sel felaketinde 8 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Yaklaşık 20 bin hasar ve sorun ihbarı alınırken, 2 bin civarında konutun ve 900’e yakın iş yerinin ciddi zarar gördüğü bildirildi. Yüzlerce kişi kurtarılırken, ailelerin ve esnafın kayıplarının karşılanması için destek ödemeleri başlatıldı.
23 Ekim 2026 | Güncel Haberler
84 yılın en şiddetli yağışlarından biri İstanbul’u vurdu
İstanbul’da 14 Ekim’de başlayan ve takip eden günlerde etkisini sürdüren şiddetli yağışlar, kentin birçok bölgesinde ani sel ve su baskınlarına yol açtı. Bazı sokaklar kısa sürede suyla dolarken, araçlar sürüklendi, evlerin bodrum katları ve iş yerleri sular altında kaldı.
Yetkililerin açıklamalarına göre, İstanbul’da 1942’den bu yana kaydedilen en şiddetli yağışlardan biri yaşandı. Afet öncesindeki 48 saat içinde düşen yağış miktarının, eylül ve ekim aylarının uzun yıllar ortalamalarının toplamını aştığı bildirildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi’nin (AKOM) ölçümlerinde özellikle Beykoz, Sarıyer ve Eyüpsultan ilçelerinin bazı noktalarında metrekareye 200 kilogramdan fazla yağış düştüğü açıklandı.
Yağışın kısa sürede yoğunlaşması, dere yataklarındaki su seviyesinin yükselmesi ve kentin bazı bölgelerindeki altyapı sorunları, selin etkisini ağırlaştırdı.
Kaynak: Euronews – İstanbul’daki sel felaketinde can kaybı 8’e yükseldi
Sekiz kişi hayatını kaybetti
İstanbul ve Kocaeli’ni etkileyen sel felaketinde toplam can kaybının 8’e yükseldiği 19 Ekim’de açıklandı. İstanbul’da 6 kişi yaşamını yitirirken, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde sel sularına kapılan iki kişinin cansız bedenine İstanbul’un Pendik ilçesi çevresinde ulaşıldı.
Hayatını kaybedenler arasında, sel sularına kapılan araçlar ve taşkınlar nedeniyle yaşamını yitiren vatandaşların yanı sıra su birikintisine basması sonucu elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki bir çocuk da bulunuyordu.
Gebze’de üç arkadaşın bulunduğu bir aracın dereye sürüklenmesi de felaketin ağır sonuçlarından biri oldu. Araçtaki kişilerden biri kendi imkânlarıyla kurtulurken diğer iki kişi hayatını kaybetti.
19 Ekim’de yayımlanan haberlerde İstanbul’da bir kişinin daha arandığı bildirildi. Bu nedenle olayın bilançosu aktarılırken, açıklamaların yapıldığı tarih ve arama çalışmalarının durumu dikkate alınmalı.
Kaynak: Euronews – Sel felaketinde can kaybı ve arama çalışmaları
Binlerce ev ve iş yeri zarar gördü
İstanbul Valisi Davut Gül’ün 19 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, selin ardından yaklaşık 19 bin 300 hasar ve sorun ihbarı alındı. Bunların arasında su basan evler, zarar gören eşyalar, iş yerlerindeki kayıplar ve farklı türde altyapı sorunları bulunuyordu.
Valilik açıklamasında yaklaşık 2 bin konutun ve 900 civarında iş yerinin ciddi zarar gördüğü belirtildi. Anadolu Ajansı’na konuşan Vali Gül, ev ve iş yerleri birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 3 bin birimin ciddi şekilde zarar gördüğünü ifade etti.
Bu rakamlar, bütün binaların tamamen kullanılamaz hâle geldiği anlamına gelmiyor. Bazı yapılarda bodrum katlarını su basarken, bazı evlerde eşyalar kullanılamaz duruma geldi; bazı işletmelerde ise ürünler, ekipmanlar ve iş yerlerinin içindeki malzemeler zarar gördü.
Özellikle zemin ve bodrum katlarda faaliyet gösteren küçük işletmeler açısından kayıplar ağır oldu. İş yerindeki ürünlerini kaybeden esnafın yeniden faaliyete başlayabilmesi için yalnızca temizlik yapması yeterli olmayabilir; yeni malzeme, ekipman ve işletme sermayesi de gerekebilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı – İstanbul’da selden etkilenenlerin zararları ödenmeye başlanıyor
19 bin 761 ihbara müdahale edildi, 859 kişi kurtarıldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 19 Ekim’de paylaştığı verilere göre, 13-18 Ekim tarihleri arasında yürütülen çalışmalarda 9 bin 217 personel ve 2 bin 564 araç görev yaptı.
Belediyenin açıklamasında:
19 bin 761 ihbara müdahale edildiği,
Mahsur kalan 859 kişinin kurtarıldığı,
Selden etkilenen bölgelerde 539 tonu aşkın atık toplandığı,
Yaklaşık 22 bin kişilik sıcak yemek dağıtıldığı bildirildi.
Bu veriler, afetin ardından yürütülen müdahalenin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Ancak acil müdahale çalışmalarının tamamlanması, evlerin ve iş yerlerinin eski hâline dönmesi anlamına gelmiyor. Temizlik, hasar tespiti, onarım ve geçim kaynaklarının yeniden kurulması daha uzun sürebiliyor.
Kaynak: Cumhuriyet – İBB’nin sel felaketi bilançosu
Esnafın ve ailelerin zararları nasıl karşılanacak?
İstanbul Valiliği, selden etkilenen vatandaşlara yönelik nakdi destek ödemelerinin başlatıldığını açıkladı. Vali Davut Gül’ün 19 Ekim tarihli açıklamasında, daha önce 5 bin 200 kişiye 10’ar bin lira ödeme yapıldığı, yaklaşık 2 bin 500 kişiye daha aynı tutarda ödeme yapılmasının planlandığı bildirildi.
Ayrıca Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın selden etkilenen esnaf için TESKOMB aracılığıyla 80 milyon liralık nakdi destek sağlanacağını açıkladığı aktarıldı.
Ancak bu tutarların toplam zararları ne ölçüde karşılayacağı, hangi vatandaşların hangi koşullarda destek alabileceği ve ödemelerin ne zaman tamamlanacağı ayrıca takip edilmeli. Hasar gören her evin ve işletmenin kaybı aynı değil; bazı vatandaşlar yalnızca eşya kaybı yaşarken, bazıları evini veya işini uzun süre kullanamayacak durumda olabilir.
Afet sonrasında yapılacak değerlendirmelerde, açıklanan destek miktarlarının yanı sıra gerçek hasarın tespiti ve vatandaşların ihtiyaç duydukları yardıma zamanında erişebilmesi de önem taşıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı – Hasar tespiti ve ödeme açıklamaları
Şile’de tarımsal üretim de zarar gördü
Selin etkileri yalnızca konutlar ve işletmelerle sınırlı kalmadı. Vali Gül’ün açıklamasında Şile’deki tarımsal zararların da tespit edildiği ve yaklaşık 60 milyon liralık kayıp hesaplandığı belirtildi.
Zarar gören alanlar arasında seralar ve küçükbaş hayvancılık faaliyetleri de bulunuyordu. Tarımsal üretimde meydana gelen kayıplar, üreticinin gelirini doğrudan etkilerken, yeniden üretime geçmek için ek maliyetler doğurabiliyor.
Selin ardından tarımsal zararların tespit edilmesi ve desteklerin üreticilere ulaştırılması, bölgedeki geçim kaynaklarının korunması açısından önem taşıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı – İstanbul’daki sel hasarı ve tarımsal kayıplar
Sel neden bu kadar büyük hasara yol açtı?
Uzmanlar, aşırı yağışların kentlerde afete dönüşmesinde yağmurun miktarı kadar kısa sürede düşmesinin, suyun tahliye edilememesinin ve yapılaşmanın da etkili olabileceğine dikkat çekiyor.
İstanbul’daki son olayda bazı bölgelerde çok yüksek yağış miktarları ölçüldü. Şiddetli yağışlar, dere yataklarında su seviyesinin hızla yükselmesine ve düşük kotlu alanlarda suyun birikmesine neden oldu.
Dere yataklarına yakın yapılaşma, yetersiz drenaj, geçirimsiz yüzeylerin artması ve bakım gerektiren altyapı sistemleri, bazı bölgelerde sel riskini artırabilecek unsurlar arasında. Ancak her bölgedeki hasarın nedenini belirlemek için yerel altyapı, yağış ölçümleri ve yapılaşma koşullarının ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor.
İklim değişikliği, aşırı yağışların şiddetini veya olasılığını bazı bölgelerde artırabiliyor. Bununla birlikte, tek bir sel felaketinin bütün nedenlerini yalnızca iklim değişikliğine bağlamak doğru olmaz. Meteorolojik koşullar, kent planlaması ve altyapı birlikte değerlendirilmelidir.
Asıl mesele, felaketten sonra hayatın nasıl yeniden kurulacağı
İstanbul’daki sel, afet yönetiminin yalnızca kurtarma çalışmalarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Hayatını kaybeden insanların yakınları için geri dönüş mümkün değil. Evleri zarar gören aileler, iş yerlerini kaybeden esnaf ve tarımsal üretimi etkilenen vatandaşlar içinse asıl mücadele, afet sonrasında başlıyor.
Hasar tespitlerinin şeffaf biçimde yapılması, desteklerin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması, altyapının dayanıklılığının artırılması ve riskli alanlarda gerekli önlemlerin alınması, benzer olayların sonuçlarını hafifletmek açısından önem taşıyor.
Bir sel felaketinin gerçek bilançosu yalnızca kaç kişinin kurtarıldığı veya kaç ihbarın karşılandığıyla ölçülemez. Evini kaybeden bir ailenin yeniden güvenli bir konuta kavuşması, esnafın yeniden işinin başına dönebilmesi ve kentte yaşayan insanların bir sonraki aşırı yağışta aynı tehlikeyle karşı karşıya kalmaması da bu bilançonun parçasıdır.
Haberveriyoruz.com | Güncel Haberler

