COP31 öncesinde Antalya’da düzenlenen protestolar.
Gösterilerin odağında fosil yakıt karşıtlığı, iklim adaleti talebi ve sivil toplumun baskı altında olduğu yönündeki endişeler yer aldı
COP31 öncesinde Antalya’da düzenlenen protestolar.
COP31 öncesinde Antalya’da düzenlenen protestolar, ağırlıklı olarak “Halkların İklim Zirvesi” çerçevesinde şekillendi. Gösterilerin odağında fosil yakıt karşıtlığı, iklim adaleti talebi ve sivil toplumun baskı altında olduğu yönündeki endişeler yer aldı. Eylemler, resmi konferansın yanı sıra paralel bir etkinlik olarak planlandı ve şimdiye kadar trafiği kısa süreliğine durduran bir yürüyüş ile miting gerçekleşti.
📍 Antalya’da Gerçekleşen Eylemler
Trafiği Durduran Protesto: “Plandemi Büyük Buluşma Platformu” tarafından düzenlenen eylemde, Güllük Caddesi kısa süreliğine trafiğe kapatıldı. Göstericiler Cumhuriyet Meydanı’na doğru ilerledikten sonra yol yeniden açıldı.
Halkların İklim Zirvesi Yürüyüşü: Çevre örgütleri, Aydın Kanza Parkı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek bir miting düzenledi. Amaç, iklim krizinden etkilenen halkların sesinin resmi zirvede de duyulması gerektiğini vurgulamaktı.
🗣️ Gösterilerin Ana Temaları ve Talepler
Protestocular ve sivil toplum kuruluşları, COP31 sürecine yönelik şu eleştirileri dile getiriyor:
Fosil Yakıt ve “Yeşil Aklama” Eleştirisi: Göstericiler, zirvenin sermaye çıkarlarına hizmet ettiğini ve fosil yakıt şirketlerinin etkisi altında olduğunu savunuyor. “İklimi değil sistemi değiştir” ve “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganları öne çıktı.
Uluslararası Baskı ve Endişe: Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’yi COP31 sırasında barışçıl protesto hakkını garanti altına almaya çağırdı. Türkiye’nin fosil yakıtlara bağımlılığı ve sivil alanın daralması eleştirildi.
Yerel Mağduriyetlerin Dile Getirilmesi: Muğla Akbelen’deki kömür madeni karşıtı köylüler, liderleri bölgeye davet ederek madenciliğin yol açtığı tahribatı yerinde görmelerini istedi. Protestolar nedeniyle ceza alan aktivistlerin durumu gündeme getirildi.
⚠️ Gösteri Ortamına İlişkin Arka Plan
Sivil Toplum Endişesi: AFP’ye konuşan aktivistler, Türkiye’deki siyasi atmosfer nedeniyle “tutuklamaların her an olabileceği” endişesini taşıyor. Temmuz’daki NATO zirvesi öncesinde yüzlerce kişinin gözaltına alınması, COP31 öncesi bir uyarı olarak görülüyor.
Planlanan Büyük Eylem: Halkların İklim Zirvesi kapsamında 14 Kasım’da sendikalar ve hak örgütlerinin katılımıyla karnaval havasında büyük bir miting düzenlenmesi planlanıyor.
Özetle, Antalya’daki protestolar şu an için sokak eylemleri ve basın açıklamalarıyla sınırlı görünüyor; ancak hem yerel mağduriyetleri hem de küresel iklim adaleti taleplerini bir araya getiriyor. Göstericiler, resmi COP31 müzakerelerinin şeffaf olmadığı ve fosil yakıt lobisinin etkisinde kaldığı görüşünü dile getiriyor.
Kaynak. Ds
Haber Veriyoruz


