İçimize bir zehir akıtıldı.

Bu zehirle yaşıyoruz.

Artık hepimiz zehirlendik…

Zehir akıtıldı hemde çok uzun zamandan beri akıtılıyor içimize öyle bir zehir koydular ki ‘Zehirlenmişim…’ deseniz ölüp gideceksiniz.

  • Bu zehri temizlemenin yolu maalesef yok. Artık sığınmaktan, yalvarmaktan ve dua etmekten başka çareniz kalmadı. Bunun içinde bir kez düşünmeniz kafayı gökyüzüne kaldırıp bakmanız yeterli olacaktır.

Damarlarımızdaki kanın bile temiz olduğu şüpheli. O kadar çok şey yedik ki o kadar çok şey içtik ki bizi kobay olarak kullananlar hedeflerine ulaşmak üzere.

  • Aç gözlülüğümüz, doymak bilmeyen nefsimiz, isteklerimiz ve arzularımız zehri içimize daha çabuk çekmemize neden oldu da biz bunun farkına varamadık.

Tarih bu zehri tespit edenler ile doludur. Ve bu zehirlede zehirlenerek ölüdürülmüşlerdir.

Belki de bu zehirlenmeden kurtulabiliriz. Belki bu zehir ile bir bütün olarak onu sahip olduğumuz gerçek inanç ile yok edebiliriz. Kimbilir…

  • Fizik yaratılmıştır ancak yönetimi sizdedir. DNA mız ile oynayanlar bunu çok iyi bilmektedirler.

Çok düşünmüşümdür bu ticareti bulan kimdi ve ne amaçla bunu icat etti. Ticaret olmasa idi zehirlenme ihtimalimiz hiç yoktu. Çünkü bu oluşturulmuş bir yaşam formudur. Bu yaşam formu insanoğlu tarafından oluşturulmuştur. Bu da şunu göstermektedir ki yaşam formları oluşturulabilir ve çeşitlendirilebilir.

  • En güzeli bu yaşam formunun yok olması, yerine yeni bir adaletli ve çağdaş yaşam formu oluşturulmasıdır. Tabi biz bu yaşam formunda olurmuyuz olmazmıyız bunu sadece yaratıcı bilmektedir ve ‘O’ izin vermektedir.

İçimize akıtılan zehri çıkarmanın tek yolu budur. Ya helak olmak ya da yeni bir yaşam formunun oluşmasını sağlamak.

İster inanında düşünün ister inanmayın da düşünün ama düşünün…

MAG