Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Dünya’nın En Eski Astronomları, Ağaçlar Olabilir mi?

Ağaç Halkalarına İşleyen Dünya Dışı Veriler

631

Ağaç Halkalarına İşleyen Dünya Dışı Veriler: Dünya’nın En Eski Astronomları, Ağaçlar Olabilir mi?

Psikolojinin tarihi nedir? İlk bilimsel psikolojik teknikler ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?
Evrimsel süreçte dil yuvarlama nasıl oluşmuştur?

İlk hücrede oluşan proteinlerle o hücrenin içindeki dna ki yazılı olan protein şifresi nasıl birbiriyle aynı olabildi?

Uluslararası Astrobiyoloji Dergisi’nde yayınlanan bir makale, süpernovaların etkisini araştırıyor. Bildiğiniz gibi süpernovalar, bilinen evrendeki en şiddetli olaylardan biridir. Sadece birkaç ay içerisinde, bu patlamaların yalnızca biri bile, güneşimizin ömrü boyunca verebileceği enerji miktarından daha fazla enerji açığa çıkarabilirler. Ayrıca çok ama çok parlaklardır. Colorado Üniversitesi’nden proje yönetmeni olan Robert Brakenridge şöyle diyor:

Süpernovaları öteki galaksilerde her zaman gözlemliyoruz. Teleskoptan bakılınca galaksiler, puslu birer nokta gibidir. Ve birden bir yıldız açığa çıkar ve galaksinin geri kalanı kadar bile parlak olabilir.

Çok yakınımızda yaşanacak bir süpernova, bütün insanlığı Dünya üzerinden silebilir. Ancak uzakta yaşanan patlamalarda bile Dünya’mız, tehlikeli radyasyon ile bombalanabilir. Bu da ozon tabakasının incelmesine ve bununla birlikte küresel ısınma sürecinin hızlanmasına neden olabilir.

Bu muhtemel patlamaları incelemek için Brakenridge, gezegenimizde bulunan ağaçların halkalarında, bu uzak ve kozmik patlamaların parmak izlerini aradı. Onun bulgularına göre, 40.000 yıllık süreç içerisinde Dünya’nın ikliminde yaşanan en az 4 anomaliyi yakınımızda yaşanan süpernovalar tetiklemiş olabilir.

Sonuçlar her ne kadar kesin olmaktan uzak olsa da, araştırmalar bize Dünya’da yaşam hakkında ilgi çekici bilgiler veriyor. Ve bize uzayda yaşanan her şeyin uzayda kalmadığını gösteriyor. Brakenridge, şöyle diyor:

Bunlar olağanüstü olgular, ve muhtemel etkileri kendilerini ağaçların halkalarında gösteriyor gibi gözüküyor.

Ani Radyokarbon Artışları!

Brakenridge’in araştırması, ilginç bir atom olan Karbon-14’e dayanıyor. Karbon-14, diğer bir ismiyle radyokarbon, Dünya’da az miktarda bulunmakta. Ve Dünya’nın kendi iç süreçleriyle değil, uzaydan gelen kozmik ışınların karbon atomlarına yağıp, izotop oluşturmasıyla açığa çıkıyor. Brakenridge’in dediği üzere:

Detaylar, Haber Linki

Yazarlar

Kimse kimsenin düşünmesini ve fikir üretmesini engellemiyor.

Kimse kimsenin düşünmesini ve fikir üretmesini engellemiyor. Peki neden bu kadar az insan düşünüyor? Neden fikir üretenlerin sesi bu kadar kısık? Çünkü engel dediğimiz şey, her zaman birinin "dur" demesi değildir. Bazen engel, sabah kalktığınızda beyninizi saran o ağırlıktır. Bazen gece uyurken bile peşinizi bırakmayan o hafif ama sürekli tedirginliktir. Bazen de masayı toplarken, faturanın vadesini hesaplarken, bir sonraki ayı nasıl getireceğinizi düşünürken içinize çöken o tanıdık sıkışmışlıktır. Oturup düşünmek,…

Varlığın İnceldiği Nokta

Varlığın İnceldiği Nokta: Gerçek İnanç ile Gösterişin Diyalektiği İnsanlık tarihi, bir anlam arayışının olduğu kadar, bu arayışın en kutsal değerlerinin nasıl araçsallaştırıldığının da tarihidir. “Gerçek inananlar ve inanıyormuş gibi görünenler” ayrımı, bu araçsallaştırmanın tam kalbine, varlığın en ince ve en kırılgan noktasına işaret eder. Zira bu ayrım, salt bir davranış farklılığı değil, iki farklı varoluş bilinci arasındaki uçurumdur: Bir yanda enerjinin akışında eriyerek gerçek formuna ulaşmaya aday olan özne; diğer…

Yazmanın ve Okumanın Değeri Üzerine: Enerjinin Yankısı

Yazmanın ve Okumanın Değeri Üzerine: Enerjinin Yankısı Sessizliğin İki Yakası Yazmak bir sanattır; onu okumak ise anlamaktır. Bu iki eylem, insanlık tarihinin en eski ve en köklü varoluş biçimlerinden ikisidir. Biri olmadan diğeri eksik kalır; biri olmadan diğeri anlamsızlaşır. Tıpkı bir nehrin iki yakası gibi... Bir yakada yazar, diğer yakada okur durur; aralarında akan ise kelimelerdir. Peki ya bu nehir kurursa? Ya kimse yazmaz ya da yazılanlar okunmazsa? İşte o zaman, insanlık denen serüven, en temel damarlarından…

Büyük Uyanışın Gölgesinde

Büyük Uyanışın Gölgesinde: Trump ve Netanyahu’nun Kaderi Üzerine Bir Teori Günümüz dünyası, algıların, gerçekliklerin ve bilincin savaş alanına dönüşmüş durumda. Her gün onlarca farklı olay, komplo teorisi ve resmî açıklama arasında sıkışıp kalan insanlık, adeta bir labirentte yolunu bulmaya çalışıyor. Ancak tüm bu kaosun içinde, bazı isimler diğerlerinden daha fazla parlıyor (ya da kararıyor). Peki ya bu isimler, sadece siyasi arenanın değil, aynı zamanda evrensel bir dengenin de hedef tahtasındaysa? İşte tam da bu…