0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Değerleri ve Yargıları hiç bir zaman anlamadınız.
Yoksa hiç sahip olamadınız mı?
İnsanın Kayıp Üstünlüğü Üzerine
Yaradılıştan gelen o potansiyel üstünlüğümüzü nasıl kaybettiğimizi hiç düşündünüz mü? Yoksa onu hiç gerçekten elde edemedik mi?
Bugün sahip olduklarımız bellidir: Sayısız madde ve ötesi pek bir şey değil. Bir de “kariyer” dediğimiz, yüceltilmiş unvanlar ve itibarlar var. Peki, bu yükselişlerin ardında yatan “nasıl” ve “niçin”ler ne kadar sorgulandı?
Ancak gerçek sahip olmak, maddesizliktir. Maddesizlik ise; akla, saf iradeye, önyargısızlığa, hoşgörüye, merhamete, yaradılışın özüne ve inanmaya sahip olmayı gerektirir. Asıl zenginlik bunlardır. Bu değerleri keşfedip yaşamınıza yaydıkça, çok daha geniş bir “sahipliğe” eriştiğinizi göreceksiniz.
İnsan denen, Allah’ın akılla donattığı bu güzel varlığın sahip olması gerekenler işte bunlardır.
Değer ve Yargı
Değersiz hiçbir şey yoktur. Her yaratılanın bir değeri ve anlam ifadesi vardır; iyi veya kötü oluşu fark etmez. Bunu anlamamızın yolu ise onu “yargılamaktan” geçer. Bu, bildiğimiz hukuki yargı değil, derin bir idrak ve anlama çabasıdır.
Önce kendimizi tanımlamalı, içimizdeki değerleri bulup onları bu derin bakışla yargılamalıyız. Bu değerleri bulamaz ve anlayamazsak, ne zamanın ruhunu kavrayabiliriz ne de içinde yaşadığımız mekanın.
Değerler ancak böyle bir içsel yargı süreciyle keşfedilir. Onları bulduğunuzda, var oluşunuzun gerçek sebepleri önünüzde belirecektir.
İşte o zaman siz dünyayı değil, dünya sizi tanıyacaktır.
Çünkü en büyük değer, var olan ve insanlık için varlığını sürdüren tüm yaratılmışlardır. Görüp algıladığın, kulak verip duyduğun her değer, aslında senin içindir.
İşte bu değerleri, sahip olduğun bu varlık bilinciyle yargılar ve onlara hak ettikleri anlamı kazandırırsın. Gerçek üstünlük budur.
İnsan olmak…