0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Çok ama çok önemli bir adamdı fakat öldü.
ÇOoooOk ama çok önemli bir adamdı...
Bir Hiçin Sonsuzluğu: Ölüm Karşısında Yücelik ve Aydınlanma
Çok ama çok önemli bir adamdı. Fakat öldü.
Çooooook ama çok önemli bir adamdı… Peki, bu kadar önemliydi de neden öldü? İşte asıl soru bu.
Ne kadar yücelirseniz yücelin, ne kadar “aydınlanmış” olursanız olun, insanlar arasında mutlak eşitliği sağlayan tek gerçek var: ölüm. Sıradan birinden farksız şekilde, toprağa ya da aleve teslim olmak. İnsanlık tarihi boyunca kendini yüceltmiş, toplumları aydınlattığını iddia etmiş tüm isimler için bu böyledir. Peki, gerçek ayrımcılığın baş mimarları olan bu yaratıkların sonu da ölümle bitmiyor mu? Elbette bitiyor.
Tamam, çok ama çok yüceydiler. (Yüceliklerinin ne olduğunu hâlâ anlamış değilim.) Çok, çok aydınlanmışlardı. Hatta bir toplumun ortasında bir ışık gibi parladıkları söylenirdi. (Ben henüz göremedim o ışığı.) Ama ne olursa olsun, bir gün o ışık da söndü. Bir mum gibi, bir yıldız gibi… Sönüverdi işte.
Geriye ne kaldı? Ali, Veli, Ahmet, George, Michael, Anna, Diana… Sadece isimler. Oysa bu isimlerden etrafta o kadar çok var ki. Demek ki isimler de kimseyi yüceltmeye yetmiyor. Peki ya geriye ne kalıyor? Bir hiç. Kocaman bir hiç. Ama nedense yüceleşenler, aydınlanmışlar bunu kabullenmek istemiyorlar. Kendi hiçliklerini görmek, onlar için en büyük karanlık.
Şimdi soruyorum: Sonsuzluğa inanıyorsunuz da, neden bu kadar yüceltiyorsunuz kendinizi? Neden bu kadar aydınlanma derdindesiniz? Unutmayın: Ne yücelerek ne de aydınlanarak insanlığın öncüsü olabilirsiniz. Çünkü insanlığın gerçek öncüsü bir kişi değil, bir enerjidir. Ve bu enerji, elden ele, gönülden gönüle akar; bir ölümlüden diğerine geçerek sonsuzluğa kadar varlığını sürdürür.
Onun için “çok önemli bir adam” olmanız, “çok aydınlanmış” olmanız, hatta “çok yüce” olmanız hiçbir şey ifade etmiyor. Ne kadar önemli olursanız olun, bir hiç olarak terk edeceksiniz bu dünyadaki yaşamınızı. Ama eğer gerçek bir öncüyseniz, eğer içinizde o insanlık enerjisi varsa, işte o sonsuza dek var olacak. Sizi öncü yapan ne yüceliğinizdir ne aydınlanmışlığınız. Sizi öncü yapan, başkasının içinde yanmaya devam eden ateşinizdir.
