Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Bir kelepçe ile korku rüzgarı salınmaz.

Geldiğimiz zaman diliminde insanlara hükmedenler...

55.553

Bir kelepçe ile korku rüzgarı salınmaz.

Geldiğimiz zaman diliminde insanlara hükmedenler, yasaları kendi çıkarlarına göre hazırladılar, düzenlediler.
Bu yasalarla – sanki gerçekten bir suç varmış gibi – insanlara kelepçe takmak, aslında bir korku rüzgarı estirmekten başka bir şey değildir.

Bu bir temel atmadır.
Ve o temelin üzerine şu slogan yazılmıştır:
“Seni dört demir arasına sokarım.”

Bu sloganı duyan halk maalesef geri adım atıyor, adaletsizlikleri içine gömüyor, susuyor, unutuyor.

Peki ya “inanıyormuş gibi görünenler”?
“Allah’tan korkmak” varken – yani Yaratıcı’dan korkmak varken –
kelepçe ve dört duvar korkusuyla tüm adaletsizliklere göz yummak…
Ve “bana dokunmayan bin yıl yaşasın” felsefesiyle hareket etmek…
Bu, insanlığın geleceğiyle oynamaktır.

Gerçek inananlar her gün gerçekleri kaleme alırken, söylerken, haykırırken, maalesef değişen bir şey yok.
Ve teknoloji onları görmezden geliyor, yok sayıyor, susturuyor.

Bu, yaşamın nereye gittiğinin en acı göstergesi değil mi?

İnsan olma vasfınıza ne oldu?

Sizi hayvanlardan, bitkilerden, diğer yaşam türlerinden –
hatta bilmediğiniz, görmediğiniz canlılardan ayıran şey ne?
Neden bir aklınız var?

Bakın, beyin demedim.
Çünkü hayvanlarda da beyin var.
Ama akıl sadece insanda cevherini bulur – eğer kullanırsa.

Şunu unutmayın:

Gelecek, ne yasa üzerine inşa edilecek,
ne güvenlik,
ne sistem.

Gelecekte yaşam, insanı şu beş şeyle tanıyacak:
Doğru, Dürüst, Samimi, Hoşgörülü ve Merhametli.

Bu beşi olmayanı ne güvenlik kurtarır, ne para, ne kanun, ne teknoloji, ne hiçbir kişi.

Çünkü insanı insan yapan hiçbir dışsal şey yoktur artık.
İnsanı insan yapan, yalnızca insanın kendi özüdür.

Bu yazı sana bir anekdot değil –
bir hatırlatma olsun. Mehmet Arkın Gürbüz