Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Harekete Geçmeyen Her Söz Boşluktur

Konuşuyorsun… Anlatıyorsun… Gerçekleri haykırıyorsun.

59.124

Harekete Geçmeyen Her Söz Boşluktur

Konuşuyorsun… Anlatıyorsun… Gerçekleri haykırıyorsun. Ama harekete geçmiyorsun. Öyleyse söylediklerin ne anlam taşır? İşte bu, senin hayatının özetidir.

Herkes konuşuyor. Hatalardan, yanlışlardan, doğrulardan… Sadece konuşuyorlar. Peki ne için harekete geçiyorlar? Mal, mülk, kariyer, daha fazla ego… “İnsanlık için çalışıyoruz” diyenler bile aslında daha fazla maddeye, daha fazla güce, daha fazla insana hükmetmeye koşuyor. Acı gerçek bu.

Kim insanlık için çalışıyor? Kim adalet için koşuyor? Kim iyilik yapıp karşılık beklemiyor? Daha net soruyorum: Kim bunlar için harekete geçiyor?

Maalesef… Hiç kimse.

Tarih boyunca hiçbir zalim, sadece konuşan kalabalıklar tarafından devrilmedi. Her değişim, harekete geçen küçük bir azınlıkla başladı. Ama bugün o azınlık bile suskun. Çünkü konuşmak kolay, harekete geçmek zor. Ve insan, en çok da zoru seçmemek için bahaneler üretiyor.

İşte insanlığın geldiği yer burası. Madde, güç haline geldi; akıl sahibi insana hükmediyor. Ve kimse sesini çıkarmıyor. Çıkarsa da harekete geçmiyor.

“Ben tek başıma ne yapabilirim?” deme. Çünkü sen susarsan, o sessizlik binlerce kişiye dönüşür. Sen konuşursan, o ses milyonlara ulaşır. Ama konuşmak da yetmez. Sesin bir adıma, adımın bir harekete, hareketin bir dalgaya dönüşmesi gerekir. Yoksa kelimeler havada asılı kalır; ne bir yürek ısıtır, ne bir zulmü durdurur.

Sanırım insanlık yedinci devresine giriyor. Mutluluğun ve yükselişin, ama aynı zamanda yıkımın dönemi. Çünkü küçük bir azınlık huzur ve mutluluk içinde yaşarken, geri kalan herkes acıyla boğuşacak. Bunun en büyük göstergesi de insanların insan ve insanlık için harekete geçmemesidir.

Öyle bir cehalet içindeyiz ki… Kimse başını kaldırıp gökyüzüne bakmıyor. Yağmur yağarken “Neden gökyüzü gürle miyor? ama yağmur yağıyor” diye sormuyor. “Neden sebzeler ve meyveler büyüdü ve tat vermiyor?” diye sormuyor. “Neden borsa diye bir yer var ve insanlar sürekli kaybediyor ?” diye yargılamıyor. “Neden şans oyunları var ama kimse kazanamıyor?” diye araştırmıyor. Markete gidip ekmeğin fiyatı artmışken “Neden?” demiyor. Ekranda gösterilenle gerçek hayatın farkını göremiyor.

En kötüsü ne biliyor musun? Neden düşünemediğini düşünmüyor. Düşündüğünü sanıyor, ama aslında düşünmüyor.

Ve şimdi… Artık düşünmeyecek. Çünkü karşısında düşünen bir yapay zekâ var. Pardon, süper zekâ demeliyim.

Peki bizim zekâmız süper değil mi? Süperi oluşturan kim? Öyleyse biz mega zekâyız.

Umutsuzluk en büyük tuzaktır. Ama unutma: En karanlık gece bile sabaha gebedir. Yeter ki sen o sabahı bekleyen değil, o sabahı getirenlerden ol. Çünkü beklemek de bir tür sessizliktir; ve sessizlik, zalimin en sevdiği sestir.

Artık düşünmeye başla. Sonra harekete geç. Yoksa gelecek nesillere bırakabileceğin bir insanlık kalmayacak. Sevgi ölecek, saygı ölecek. Merhamet, hoşgörü, inanç… Hepsi maddeye dönüşecek. İnsan, insana değil; insan, ekrana ve ekrandaki güce tapacak.

Büyük devrimler büyük adımlarla değil, küçük ama kararlı adımlarla başlar. Bugün bir kitap oku, bir soruyu sorgula, bir yanlışa dur de. Yarın bu, bir harekete dönüşür. Ve o hareket, belki de bir neslin kaderini değiştirir.

En önemli zaman bugündür.

Ya harekete geçersin… Ya da sana sunulan hayat çizgisinde yürümeye devam edersin.

Seçim senin. Ama unutma: Seçim yapmamak da bir seçimdir. Ve o seçim, her zaman en güçlünün işine yarar.

Son Söz:

Bu yazı bir uyarıdır. Ama uyarılar, eyleme dönüşmediği sürece sadece kelimedir. Sen bugün ne yapacaksın?

https://haberveriyoruz.com
Mehmet Arkın Gürbüz