Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Atatürk’ü Anlamak ve Tanımak

Tarih boyunca toplumlara kahramanlık hikâyeleri anlatılmıştır.

58.525

Atatürk’ü Anlamak ve Tanımak

Tarih boyunca toplumlara kahramanlık hikâyeleri anlatılmıştır. Ancak asıl mesele, bu kahramanlıkları ezberlemek değil; onların ardındaki felsefeyi kavramaktır. Geçmiş ne sadece acı ne de sadece zaferdir. Geçmiş; mücadele, öğrenme, direnme ve yeniden inşa süreçlerinin birikimidir.

Bir vatan var ise bu topraklar emek, bilgi, fedakârlık ve zaman zaman kanla korunmuştur. Bunu yapanlar yalnızca başkomutanlar ve askerler değil; aynı zamanda cephe gerisinde üreten kadınlar, çocuklar, yaşlılar, öğretmenler, doktorlar ve din adamlarıdır. Vatan savunması yalnızca silahla değil, sözle, kalemle, sabırla ve birlikte yaşama iradesiyle mümkün olmuştur.

Peki, bu kadar fedakârlığın sebebi nedir? Gelecek nesillere özgür bir yurt bırakma arzusu. Köleliği reddetmek, kendi kaderini tayin hakkını savunmak ve başka milletlerin egemenliği altına girmemek.

İşte Mustafa Kemal Atatürk, tam da bu felsefe ile yıkılmakta olan bir imparatorluğun küllerinden yeni bir devlet çıkarmıştır. İyi bir komutan, stratejist ve analist olmasının yanı sıra; ileri görüşlü bir devlet adamı, eğitimci, dil devrimcisi, hukukçudur. Onun özel hayatı da kamusal kişiliğinden ayrı düşünülemez; okuduğu kitaplar, bestelediği şarkılar, yetiştirdiği çocuklar, kurduğu kütüphaneler onun insani ve entelektüel boyutlarını gösterir.

Atatürk, Türk milletine çağdaş muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi koymuştur. Onun idealleri doğrultusunda bugün Türkiye’de nice genç bilim insanı, sanatçı, mühendis, öğretmen yetişmektedir. Ancak bu gençler dış güçler tarafından değil; eğitimsizlik, yoksulluk, fırsat eşitsizliği, özgür düşüncenin kısıtlanması gibi iç sorunlar nedeniyle engellenmektedir. Asıl tehdit “dış güçler” değil, Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesil anlayışını içselleştiremeyen zihniyetlerdir.

Bayramları sadece tören ve tatil olarak görmek, onların ruhuna ihanettir. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı anlamak; gençlere sadece bir gün ödül vermek değil, onları hayatın her alanında söz sahibi yapmak demektir. Atatürk gençliğe bayramı hediye etmemiştir; gençliği bayramın öznesi yapmıştır.

Unutmayalım: 19 Mayıs, sadece bir kurtuluş günü değil, aynı zamanda bir “yeniden doğuş” günüdür. Ve bu yeniden doğuşu gerçekleştiren iradeyi anlamak için, Atatürk’ü yalnızca savaş meydanlarında değil, barışta, okullarda, hukukta, bilimde ve sanatta aramalıyız.