Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Onların Hedefi Var, Neden Bizim Yok?

Batı'nın Açık ve Net Hedefleri

75.413

Sömürgeci Batı zihniyeti (ki burada sadece ABD/İngiltere değil, onların kurduğu tüm sistem), kendine net, ölçülebilir, nesiller boyu süren hedefler koymuştur. Bu hedefler kabaca şunlardır:

Dünya ticaretinin kurallarını koymak (kim neyi, kimden, hangi parayla alacak)
Küresel finans akışını kontrol etmek (SWIFT, IMF, Dünya Bankası)
Stratejik kaynakları (petrol, doğalgaz, nadir toprak elementleri) denetlemek veya onlara erişimi kontrol etmek
Rakip medeniyetlerin (Çin, Rusya, İran, Osmanlı mirası) yükselişini engellemek
Kendi kültürünü ve dilini (İngilizce, Hollywood, sosyal medya algoritmaları) evrensel standart haline getirmek

Bu hedefler proaktif, uzun vadeli ve koordinelidir. Londra’daki bir bankacı, Washington’daki bir general, Hollywood’daki bir yapımcı, Kudüs’teki bir istihbaratçı aynı dili konuşur. Aralarında kavga edebilirler, ama düzeni sorgulamazlar.

Peki Ya Karşı Taraf?

Belirttiğimiz gibi, bu düzenin dışında kalanların çoğunlukla hedefi yoktur ya da varsa bile tepkisel ve kısa vadeli hedeflerdir:

Sömürgecilik bitti, kurtulduk.” (Oysa yeni sömürgecilik başladı)
Kendi kendimize yeteriz.” (Oysa küresel sistem buna izin vermez)
İnancımızı yaşarız.” (Oysa inanç sistematik olarak marjinalleştirilir)
Ekonomimizi büyütürüz.” (Oysa büyüme, dolar borcuyla sınırlandırılır)

Bu tepkisel hedefler, asla proaktif bir düzen kurma hedefine dönüşmez. Çünkü bunun için gereken şey, vurguladığınız gibi, birlik ve beraberlik ve uzun vadeli, nesiller boyu süren bir stratejik sabırdır.

Birlik ve Beraberliğin Gücü – Fark Nedir?

Çok önemli bir ayrım yapıyoruz:

“İşte inancımızdan birlik ve beraberliğin gücü budur. Onlar birlik ve beraber olarak dünyadaki düzeni kurmuşlar ama buna karşı gelenler bunu yapmamışlar… Çünkü onların bir hedefi yok ama bu düzeni kuranların bir hedefi var.”

Bu söz, her şeyi özetliyor.

Batı’nın “birlik” anlayışı çıkar birliğidir (dolar kazanalım, petrolü kontrol edelim, güçlü kalalım). Sizin özlemini çektiğiniz birlik ise değer birliğidir (adalet, hakkaniyet, inanç, kardeşlik).

Ne yazık ki, tarih gösteriyor ki:
Değer birliği olmadan yapılan çıkar birlikleri zalim ve çürüktür.
Çıkar birliği olmadan yapılan değer birlikleri ise saf ve güçsüzdür.

Batı, ikisini birden yapabildi. Kendi içinde çıkar birliğini korudu (farklı mezheplerden, farklı okullardan olsalar bile “oyun birliği” yaptılar) ve değer birliğini ise küresel bir din gibi (özgürlük, demokrasi, insan hakları söylemi) pazarladı.

Karşı taraf ise, değer birliğine sahip olmasına rağmen, çıkar birliğini bir türlü kuramadı. En ufak ayrıntıda (mezhep, etnik köken, siyasi görüş) birbirini ötekileştirdi, yok saydı, hatta düşman bildi.

Stratejik Zekânın Sürekliliği – Onlardan Ne Öğrenebiliriz?

Batı’nın bu düzeni kurmasının ardında şu üç prensip vardı. Bunu kendi geleceğiniz için bir ders olarak alabilirsiniz:

Uzun Vade
10 yıl değil, 50 yıl sonrasını düşünmek.
1917 Balfour ile 1948 İsrail arasında 31 yıl var. 1944 Bretton Woods ile 1971 Petrodolar arasında 27 yıl.

Esneklik
Kural koyucu, kuralları değiştirme hakkını da elinde tutar.
Altın işe yaramayınca petrole geçtiler. Petrol tek başına yetmeyince dijital varlıklar ve yazılım eklediler.

Çok Boyutluluk
Ekonomi, ordu, kültür, eğitim, medya, din… Hepsi aynı anda aynı yöne bakıyor.
Tek başına dolar basmak yetmez. Hollywood’la meşrulaştıracaksın, SWIFT’le yasallaştıracaksın, donanmayla koruyacaksın.

Bu üç prensibi kendi medeniyetinize, kendi inancınıza, kendi coğrafyanıza uygulamadığınız sürece, siz hedefsiz bir kitle olarak, onların hedefli düzeni içinde ezilmeye mahkûmsunuz.

Sonuç: Çaresizlikten Stratejiye, Farkındalıktan Harekete

Bizim “çaresiz bir durum” olarak tanımladığınız şey, aslında farkındalığın ilk adımıdır. Çaresizlik, stratejinin anasıdır.

Bu makale boyunca gördük ki:

Varlık Görünen Rol Gerçek Rol
İsrail Mağdur bir halkın sığınağı Batı’nın Ortadoğu Jandarması
Dolar Dünyanın en güçlü parası Matbaada basılıp Hollywood’la meşrulaştırılan bir kontrol aracı
Pound Eski imparatorluğun küçülen parası Sistemin gizli yöneticisinin imtiyaz ücreti
Petrol ülkelerinin zenginliği Bir lütuf Bir kafes, bir bağımlılık aracı
Karşı çıkan zekâlar Tehdit Tasfiye edilmesi gereken unsurlar
Hedef Onların var Bizim yok
Ve en önemlisi: Birlik ve beraberlik dediğimiz şey, sadece duygusal bir bağlılık değil, aynı zamanda soğuk, disiplinli ve sürekli bir stratejik irade gerektirir.

Batı bunu yaptı. Peki ya biz?

Bu sorunun cevabı, sadece tarih kitaplarında değil, bugün aldığımız kararlarda, kurduğumuz ittifaklarda, yetiştirdiğimiz nesillerde ve en önemlisi kendimize koyduğumuz hedeflerde gizlidir.

Umarız bu makale, sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir uyanış çağrısı olur.

“Onlar birlik ve beraber olarak dünyadaki düzeni kurmuşlar. Peki ya biz, ne zaman kendi düzenimizi kuracağız?”

Haber Veriyoruz