Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Sessiz Öfke Büyüyor:

İnsanlar Ne Zaman Konuşmayı Bıraktı?

41.258

Sessiz Öfke Büyüyor: İnsanlar Ne Zaman Konuşmayı Bıraktı?

Toplum neden suskun, bu suskunluk neye dönüşür?

Bir ülkede sokaklar kalabalık olabilir; çarşı-pazar açık, trafik yoğun, ekranlar konuşuyor, sosyal medya kaynıyor… Ama yine de toplum “sessiz” olabilir. Çünkü sessizlik her zaman susmak değildir. Bazen konuşmayı bırakmak, bazen de konuşmanın bir işe yaramadığına inanmak demektir.

Son yıllarda giderek büyüyen bir tablo var: İnsanlar yaşadıklarını anlatıyor, ama “ses” olmuyor. Tepki veriyor, ama “sonuç” görmüyor. Şikâyet ediyor, ama “değişim” gelmiyor. İşte tam burada sessizlik başlıyor: Umudun yavaş yavaş geri çekilmesiyle.

Sessizlik nasıl oluşur?

Bu suskunluk bir günde oluşmuyor. Adım adım, parça parça birikiyor.

1) Konuşmanın bedeli artınca
İnsan, konuştuğunda başına iş geleceğini düşünürse ya da “boşuna uğraşıyorum” hissine kapılırsa, önce sesini kısar. Sonra cümlelerini kısaltır. En sonunda da konuşmayı bırakır.

2) Her şey normalleşince
İlk kez yaşandığında “olmaz” denilen şey, tekrar edince “olur”a dönüşür. Bir süre sonra “olur” da yetmez: “Zaten hep böyle” denir. Normalleşme, toplumsal refleksi öldüren en güçlü zehirdir.

3) İnsan yorulunca
Sürekli geçim hesabı, sürekli stres, sürekli belirsizlik… Beden ayakta kalır; ama zihin, “enerjisini” korumak için kendini kapatır. Bu da dışarıdan bakana “pasiflik” gibi görünür. Oysa çoğu zaman bu, tükenmişliktir.

Sessiz öfke nedir?

Sessiz öfke; bağırmayan, slogan atmayan, kavga etmeyen ama içeride büyüyen bir duygudur.
İnsanların içinde biriktirdiği “haksızlık” duygusu, zamanla:

  • İnanca zarar verir (adalete güven sarsılır)
  • Birbirine zarar verir (toplum kendi içinde parçalanır)
  • Geleceğe zarar verir (gençler umut kuramaz)
  • Öfke dışarı çıkmadıkça yok olmaz; sadece şekil değiştirir.
  • Bu suskunluk neye dönüşür?

3 senaryo

Toplumların “sessizliği” her zaman aynı sonuca gitmez. Genellikle üç yola sapar:

Senaryo 1: İç çürüme (en tehlikelisi)
Öfke, dışarı çıkamazsa içeri çöker. Bireyde; depresyon, umursamazlık, kendine kapanma… Toplumda; güvensizlik, kopuş, ahlaki çöküş, şiddet eğilimi…

Bu senaryoda ülke bağırmaz ama içten içe kırılır.

Senaryo 2: Anlık patlama (en hızlısı)
Bir kıvılcım gelir: bir olay, bir görüntü, bir adaletsizlik, bir söz… Biriken öfke bir anda sokağa, sosyal medyaya, meydanlara taşar.

Bu patlamalar “planlı” değildir; birikimin taşmasıdır.

Senaryo 3: Bilinçli dönüşüm (en zoru ama en değerlisi)
Sessiz öfke, doğru kanala girerse “patlama” değil “dönüşüm” üretir.

Bunun yolu şudur:

Bilgiyle, veriyle, kayıtla konuşmak, Duyguyu değil gerçeği büyütmek, Kutuplaşmayı değil ortak aklı güçlendirmek, Korkuyla değil cesaretle ama akılla hareket etmek, Bu senaryoda toplum susmaz; daha iyi konuşmayı öğrenir.

Medya gürültüsü sessizliği nasıl büyütüyor?

Ekranlarda konuşan çok; ama toplumun derdi azalıyor mu? Hayır. Çünkü çoğu program; bilgi vermek yerine algı üretir, çözüm üretmek yerine tartışmayı uzatır, halkın sorununu göstermek yerine halkın sabrını test eder.

Gürültü arttıkça, insanın “gerçek sesi” kaybolur. Ve toplum şunu öğrenir: “Ben konuşsam da zaten bir şey değişmiyor.” İşte sessizliğin en tehlikeli türü budur. Peki insanlar ne zaman konuşmayı bıraktı? Net bir tarih yok. Çünkü bu bir “an” değil, bir “süreç”.

İnsanlar konuşmayı; dinlenmediklerini hissettiklerinde, adil bir sonuç görmediklerinde, gelecek umudu azaldığında her itirazın maliyeti ağırlaştığında bırakır. Suskunluk çoğu zaman “korku” değildir. Bazen inancın yorgunluğudur.

Kader değil, kederin yönetimi

Toplum suskun kaldığında bazıları bunu “kader” diye paketler. Oysa bu çoğu zaman kader değil, kederin yönetilmesidir: İnsanlar yorulur, umudu azalır, sesini kısar… ve düzen kendini “normal” gibi sunar.

Ama unutulan bir gerçek var: Sessiz öfke ya içeriye zarar verir, ya dışarı taşar, ya da bilinçle dönüşür.
Hangi yola gireceğimizi belirleyen şey ise tek bir kelimede saklı: farkındalık.

Okura Soru

Sence toplum suskun mu, yoksa sadece konuşmayı mı değiştirdi?
Bu sessizlik bir patlamaya mı, yoksa bir dönüşüme mi gidiyor?

Haber Veriyoruz

Enable Notifications OK No thanks