0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Kurgusuz ve öngörüsüz bir yaşam tarzı…
Nelere tepki veriyoruz nelere vermiyoruz çok iyi analiz etmişler.
İnsan, çözümlenemeyen bir yazılım değildir. Ama görünen o ki, çözümlenebilen bir yazılımmış gibi yaşamaya devam ediyor. Ve bu yazılımları kodlayanlar, hayatımızı da kodlamış durumda.
Henüz tam anlamıyla sanal bir ortamda olmasak da, belirlenmiş ekonomik yapı ve hücreleşmiş küçük yazılımlar ile her insana bir hayat biçilmiştir. Peki neden hücreleşmiş bir hayata sahip olduk ve sahip olmaya devam ediyoruz?
Niçin kabullendik? Niçin tepki gösteremedik? Önümüze konulan hayat kurallarını niçin sorgulamadan kabul ettik?
Her zaman inancı zorladık, ancak onu anlamak ve kavramak için gayret gösteremedik, derinlere inemedik.
Bizi hücreleştirenler, ne zaman ki gerçekleri görmeye başladık, hemen masaya inancı sürüp tekrar duyarsızlaşmamızı sağladılar. Masaya sürülen namaz ve İslam’ı duyunca duraksadık. Daha iyi anlamamız gerekenleri inanca bağlayarak geride bıraktık.
Kurgu ve öngörü sahibi olanlar bunu çözümlemişler. Bizi analiz ederek, önümüze durumlar sunarak ve olaylar yaşatarak… Nelere tepki verip nelere vermediğimizi çok iyi analiz etmişler. İşin içine namaz ve İslam girince, hemen sırtımıza inanç yükünü yükleyip kamçılıyorlar.
Onların da bizden farkı yok. Sorsanız, kimisi inanır kimisi inanmaz, kimisi kiliseye gider kimisi gitmez.
Kendilerini yargılamadan, sadece bizim dinimizle bizi yargılayarak tüm kurgularımızı ve öngörülerimizi ellerine geçirmişler. Oysa kurgu ve öngörü, düşünmekten meydana gelen olgulardır. Düşünmemiz engellendi. Beynimiz hayatı sadece ekonomik bir yapıya bağladı. Ölüm varken, hiç ölmeyecekmiş gibi bir kabullenmişlikle yaşıyoruz.
Bizi kullananların tek yaptığı şey, kurgu ve öngörü üretmek. Bunu da düşünerek gerçekleştiriyorlar.
Bir insanı kontrol etmenin en keskin yolu, ona sorgulamayı unutturmaktır. İnancını kullanarak onu susturmak, en etkili sessizlik silahıdır. Oysa gerçek inanç, sorgulayanın elinde büyür. Seni kullananlar, sen düşünme ki onlar düşünmeye devam etsin istiyor. Fakat şunu unutma: Kodlayan el, bir gün kodu çözen gözü durduramaz.
- Design
