Uzun süreli maske takarsanız kısa zamanda bağışıklığınızı kaybeder ölürsünüz.

Virüse de gerek kalmaz.

Uzun süreli maske takarsanız kısa zamanda bağışıklığınızı kaybeder ölürsünüz…Virüse de gerek kalmaz.

Virüsten korkarak dibe köşeye saklanan zenginler, ölümün korkusunu enselerinde hissettiklerinde ne yapacaklar merak konusu. Büyük bir ihtimal bunları yüceltenler ölüme de çare bulacaklarını iddia ederek hükümlerini bu tür insanlar üzerinde sürdürmeye devam edecekler.

Alamadığınız nefesi nerenize sokacaksınız. Nefes almadan yaşayabileceğinizi iddia ediyor iseniz buyurun benim sahip olduğum hayatta sizin olsun.

Virüs dediğiniz mikro organizma eğer maskeden geçmiyor ise o zaman teneffüs ettiğiniz havada maskeden geçmiyor demektir. Peki nasıl nefes alıyoruz diye sorarsanız…Onuda gidin maskeyi yapanlara yada doktorlara sorun…

Siz sahip olduğunuz vücudu hiç incelediniz mi? Veya tenezzül edip de yaşadığınız olayları araştırıp da gerçekleri öğrenmeye yeltendiniz mi?

  • Mahkumiyet ve teslimiyet bu olsa gerek.

Ben yıllardır bu insanlar neden bu kadar duyarsız neden bu kadar kabullenmiş diye araştırıyorum.

Vardığım sonuç şudur, insan anatomisinin yapısı çözümlenmiştir. Hem ruhsal, hem fiziksel, hep de algılama yönetimi olarak. Bunu yapanlar üretmiş oldukları titreşimler ile sizleri yönetmektedirler.

Her insan sahip olduğu veri ve bilgi ile bir frekansa sahiptir. Bu frekans ile hayata yön vererek inancını da bu şekilde dizayn etmektedir. Buraya kadar sorun yok…Yaradılış bu şekilde olabilir. Ancak…

Eğer bu frekanslara temas var ise işte yönetilme ve müdahale burada başlıyor ki bunu önce bilgisayarlar ile sonra cep telefonları ile başardılar.

Yani sizi sahip olduğunuz veri ve kaynaklara göre yönlendirip mutlu etme felsefesini de katarak hayata monte ediyorlar. Örneğin;

Eğer zenginliği seviyor, maddeyi istiyor ve yönetmek istiyor iseniz, sizi siyasete doğru çekiyorlar, politika aşılayarak size taraf belirliyorlar. Ve siz bu taraf ile ilgili verilere sahip olarak diğer verileri reddediyorsunuz. Veya bir iş adamı olarak sürekli sahip olup daha fazla paraya sahip olmak istiyor iseniz bununla ilgili frekansları beyninize göndererek sizi yönlendirerek tarafınızdaki taraflarınızı desteklemenizi sağlıyorlar ve aksi verileri kabul etmiyorsunuz.  Bunun böyle olmasının en büyük gerekçesi ve delili milyonlarca insanın yanlışa yanlış diyememesi veya doğruyu görememesidir.

İnsan yaradılış fıtratı ile bağlantılı olarak yaratıcının suretinden bir parça taşıdığından, kendini insanlık için insan olarak kabul etmek zorundadır. Buda varlığın diğer varlıklara saygılı ve sevgiye sahip olması gerektiğini göstermektedir. Eğer böyle kabul eder isek tüm insanlığın ortak bir frekansı olması zorunludur. Bu ortak frekans da gerektiğinde veya gerekmediğinde insanlığımızı ortaya koymamız gerektiği gerçeğidir.

İnsanlığımız da aldığımız nefesi korumak, soluduğumuz havaya sahip çıkmak, yediğimiz içtiğimiz yiyecekleri paylaşmak, maddeyi insanlığın arkasına atmaktır.

Haber Veriyoruz

Anlamlara Anlam Katan Sözler

anlamlı sözler ve cümleler