Turan’ın adı var, fakat karar mekanizması kimde olacak?
TRIPP şirketinin nihai ana sözleşmesi ve hissedarlar anlaşması nasıl şekillenecek?
“Turan” mı, Jeopolitik mi? TRIPP Ekseninde Beş Somut Sorunun İzini Sürmek
“Turan” tartışması, çoğu zaman sloganlarla gerçeklerin birbirine karıştığı bir zeminde yürüyor. Oysa bugün Güney Kafkasya’da şekillenen tablo, romantik bir birleşme hayalinden çok, Amerika Birleşik Devletleri’nin mülkiyet ve yönetiminde bir şirket üzerinden kurgulanan, Ermenistan’ın egemenlik kartını sonuna kadar kullandığı ve Türk devletlerinin ise daha çok talep eden ama karar mekanizmalarında henüz kurumsal olarak yer alamadığı bir geçiş dönemine işaret ediyor. İşte beş sorunun araştırma bulguları.
1. TRIPP’in Nihai Ana Sözleşmesi ve Hissedarlar Anlaşması Nasıl Şekillenecek?
- Cevap: Şirketin iskeleti ABD kontrolünde, ancak kurumsal detaylar hâlâ müzakere masasında.
Ermenistan parlamentosunun Ekim 2026’da onayladığı çerçeve anlaşmaya göre, kurulacak TRIPP Kalkınma Şirketi’nin (TDC) %74’ü ABD tarafına, %26’sı Ermenistan’a ait olacak. İlk dönem 49 yıl; taraflar mutabık kalırsa 50 yıl daha uzatılabilecek ve bu durumda Ermenistan’ın payı %49’a çıkacak. Amerikan ortak şirketinin her zaman ABD hükümetinin mülkiyet ve yönetiminde kalacağı taahhüt edildi.
Ancak kritik nokta şu: Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın açıkça belirttiği üzere, şirket ana sözleşmesi ve hissedarlar anlaşması henüz nihai hâlini almadı; müzakereler devam ediyor. Eylül 2026’da Paşinyan başkanlığında yapılan toplantıda da bu belgelerin taslakları üzerinde çalışıldığı doğrulandı. Yani şirketin yönetim kurulu yapısı, karar alma usulleri, kâr dağıtımı ve anlaşmazlık çözüm mekanizmaları gibi asıl belirleyici unsurlar henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil. Bu belgelerin içeriği, projenin gerçekten “Amerikan kontrolünde mi” yoksa “Ermenistan’ın egemenlik iddiasıyla mı” şekilleneceğini gösterecek.
2. Ermenistan’ın Gümrük ve Sınır Kontrolündeki Yetkileri Uygulamada Korunacak mı?
- Cevap: Metinlerde “tam egemenlik” yazıyor, ancak uygulamada “kesintisiz geçiş” ile egemenlik arasındaki gerilim henüz çözülmedi.
Çerçeve anlaşmanın 8. maddesi, Ermenistan’ın kendi sınırları ve gümrük işlemleri üzerinde tam egemenlik ve yargı yetkisini koruduğunu, tüm sınır kontrol noktalarında fiziki varlığını sürdürme hakkına sahip olduğunu açıkça hükme bağlıyor. Güvenlik, sınır kontrolü, gümrük ve göçmenlik kontrolü, vergi ve harçların toplanması gibi tüm idari fonksiyonlar Ermenistan’ın sorumluluğunda.
Ancak sorun şurada: Anlaşma aynı zamanda Azerbaycan anakarası ile Nahçıvan arasında “kesintisiz bağlantı” hedefini de içeriyor. Ermenistan’daki iktidar partisi milletvekili Artur Hovhannisyan, TRIPP düzenlemelerinin Azerbaycan’da uygulanmayacağını, projenin sadece Ermenistan topraklarında geçerli olduğunu söyleyerek bu ikiliği yumuşatmaya çalıştı. Fakat pratikte “kesintisiz geçiş” nasıl sağlanacak? Gümrük kontrolü yapılacaksa bu “kesintisiz” sayılır mı? Bu sorunun cevabı, henüz yayımlanmayan operasyonel düzenlemelerde saklı. Ermenistan metin üzerinden egemenlik kazanımı elde etmiş görünüyor; ancak sahada bu egemenliğin ne ölçüde kullanılacağı, ABD’nin kontrolündeki şirketin operasyonel tercihlerine bağlı olacak.
3. Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya Ülkeleri Güzergâhın Karar Mekanizmalarında Ne Kadar Yer Alacak?
- Cevap: Neredeyse hiç. Yayımlanan anlaşmada Türkiye taraf değil, Azerbaycan ise sadece “bağlantı sağlanacak ülke” konumunda.
Bu, “Turan” tartışmasının en somut jeopolitik gerçeği: TRIPP, Ermenistan ile ABD arasında imzalanmış bir çerçeve anlaşmadır. Yayımlanan belgelerde Türkiye ne hissedar, ne taraf, ne de rezerv karar mekanizmasında yer alıyor. Azerbaycan ise anlaşmanın hedeflediği bağlantının (Nahçıvan’a erişim) muhatabı olmakla birlikte, şirket yapısında söz hakkına sahip değil.
Türkiye tarafında Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kars–Iğdır–Aralık–Dilucu hattının ihale sürecinin tamamlandığını ve Azerbaycan tarafındaki işlerin büyük ölçüde bittiğini söylüyor. Ancak kritik kısım olan Ermenistan topraklarından geçen 41-43 kilometrelik bölümde inşaatın ne zaman başlayacağı belirsiz; Uraloğlu “ABD ve Azerbaycan’ın anlaşmasıyla sürecin başlamasını bekliyoruz” diyor. Yani Türkiye ve Azerbaycan, güzergâhın fiziki inşasında aktif olsalar da, karar mekanizmasında değiller. Orta Asya ülkeleri ise bu projede henüz kurumsal olarak hiçbir rol üstlenmiş değil; onlar için TRIPP, daha çok Orta Koridor’un bir parçası olarak dolaylı bir fayda alanı.
4. Türk Devletleri Teşkilatı Ortak Ulaştırma ve Yatırım Politikalarını Ne Ölçüde Hayata Geçirecek?
- Cevap: Ankara Zirvesi’nde güçlü irade beyanları var, ancak bağlayıcı ve finanse edilmiş mekanizmalar henüz kurulmadı.
Ekim 2026’daki 13. TDT Zirvesi’nde kabul edilen 163 maddelik Ankara Bildirisi’nde Zengezur Koridoru’na ve Orta Koridor’a açık destek var. “TDT Ulaşım Koridorları Stratejisi”nin hazırlanması için üye ülkelere çağrı yapıldı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, “Türk Dünyası-100” adı altında 100 stratejik ortak yatırım ve sanayi projesi programı önerdi; Türk Yatırım Fonu’nun bu projelere yönlendirilmesini istedi. Erdoğan ise ortak dijital ticaret platformu ve Türk Yatırım Fonu’nun daha etkin kullanımından söz etti.
Ancak somut durum şu: Bu bir niyet ve çerçeve belgesi düzeyinde. Ne ortak bir ulaştırma bütçesi, ne bağlayıcı bir gümrük birliği, ne de yaptırım gücü olan bir karar mekanizması var. Türk Yatırım Fonu’nun sermaye büyüklüğü ve kredi kapasitesi, TRIPP gibi 49 yıllık ve ABD sermayeli bir projenin karşısında henüz ciddi bir alternatif oluşturacak düzeyde değil. TDT’nin ulaştırma ve yatırım politikaları, daha çok siyasi koordinasyon ve teşvik düzeyinde işliyor; icra gücü ise üye devletlerin tek tek attığı adımlara bağlı.
5. ABD’nin C5+1 Üzerinden Kurduğu Ekonomik ve Güvenlik İlişkileri Hangi Alanlara Genişleyecek?
- Cevap: Kritik mineraller, Trans-Hazar koridoru, enerji güvenliği ve siber güvenlik öne çıkıyor; ABD özel sektörü devreye giriyor.
Ekim 2026’daki C5+1 Dışişleri Bakanları toplantısında kabul edilen ortak açıklama, ABD’nin Orta Asya stratejisinin üç ayağını netleştiriyor:
Ekonomik bağlantısallık: Trans-Hazar Ticaret Rotası’na yatırım, gümrük prosedürlerinin uyumlaştırılması, bölge içi ticaretin artırılması ve B5+1 platformu üzerinden Amerikan şirketlerine yeni fırsatlar.
Enerji ve mineraller: “Ortak enerji güvenliği”, jeolojik veri paylaşımı, kritik minerallerin (nadir toprak elementleri, tungsten, uranyum, bakır) çıkarılması ve işlenmesi için genişletilmiş fırsatlar. Amaç, Orta Asya’yı ham madde ihracatçısı olmaktan çıkarıp değer zincirine entegre etmek.
Güvenlik: Terörizmle mücadele, sınır güvenliği, uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla mücadele, siber güvenlik ve kritik altyapı koruması.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun ziyaretine 200’den fazla iş insanının eşlik etmesi sembolik değil: Washington, C5+1’i artık kalkınma yardımı platformu olarak değil, ticari ve stratejik bir ortaklık olarak kullanmak istiyor. 2025’te açıklanan 25 milyar dolarlık ticaret ve yatırım anlaşmalarının somut projelere dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu genişleme, Çin’in Kuşak ve Yol girişimine ve Rusya’nın bölgesel nüfuzuna karşı bir dengeleme hamlesi olarak okunmalı; ancak ABD’nin bölgede kalıcı bir güvenlik garantisi sunup sunmayacağı belirsiz.
Sonuç: “Turan” Değil, Katmanlı Egemenlik ve Dışsal Kontrol
Bu beş sorunun yanıtları, “Turan” tartışmasını ciddi biçimde daraltıyor. Ortada Türk devletlerinin ortak karar aldığı bir koridor yok. Ortada, Ermenistan’ın hukuki egemenliğini koruduğu iddiasıyla, ABD’nin mülkiyet ve yönetim kontrolünü birleştiren melez bir yapı var. Türkiye ve Azerbaycan bu yapının fiziki inşasında ve güvenlik garantilerinde kritik aktörler; ancak karar mekanizmasında değiller. TDT ise irade beyanı ile icra kapasitesi arasındaki boşluğu henüz kapatabilmiş değil. ABD ise C5+1 üzerinden bölgeye ticari ve teknolojik bir derinlik kazandırırken, güvenlik taahhüdünü sınırlı tutuyor.
Kısacası: TRIPP, bir “Turan koridoru” değil; Amerikan sermayesinin kontrolünde, Ermenistan’ın egemenlik kartını oynadığı, Türk devletlerinin ise talep eden taraf olduğu bir geçiş mimarisi. Gerçek jeopolitik değerlendirme buradan başlamalı.
Kaynak DS


