Herşey benim anladığım gibidir.

Peki ya senin?

Ne zaman değişti, ne mekan. Ne başka yaratıklar geldi, ne de ilahi güç size bir dil öğretti…

  • Böyle değil mi? Birileri bir şeyler icat edip gelecek nesillere sunmamış mı? Yoksa uzaylılar mı gelip bir şeyler öğretip gittiler… Size soruyorum; yazdıklarımı kabul etmeyen veya kayda değer almayanlar…

Siz mi icat ettiniz harfleri ve kelimeleri, siz mi icat ettiniz elektriği, suyu veya ateşi hatta sahip olduğunuz kalbi… Hayır. Tabi ki birileri icat etti, buldu veya fiziksel verilere dayandırarak bilgi üretti. Yani sizin gibi benim gibi birileri yaptı. Yoksa böyle olmadı mı? İlahi güç birilerine mi fısıldadı… Fark ettimi… yine o fısıldanan birileri buldu veya keşfetti. Bu kadar saf olmayın. Siz öğretilenler ile bir hayata sahip oldunuz. Ama inanç öyle mi dersiniz. İnanç kalbin yolunu bulması ve varacağı yere varmasıdır. Onun için kalkıp da bir şeyler uydurarak  insanlara öğretilen aptalca yaşam koşulları,  bizleri birileri tarafından sömürmek için belirlenmiştir.

  • Aklınızı kullanın. Tabi aklınızı kullanırken taraf seçmeyin. Yaratıcıdan dolayı her şeye eşit bakın ve eşit kabul edin. O zaman göreceksiniz nasıl bir hayatın içinde olduğunuzu. Ondan dolayıdır ki ben herşeyi anladığım gibi anlarım. Çünkü tarafsız ve eşitim. En küçük mikro organizmadan bildiğin en büyük canavara kadar.
  • Aklın ile savaşacaksın, aklın ile bulacaksın, aklın ile kazanacaksın. Çünkü seni insan yapan budur. Düşünme, karar verme ve yaratıcıya itaat etme. Hangi kitabı okursanız okuyun gerçek kitap sahip olduğunuz akıldır. Düşünme yetisidir. Varlığını yokluğuna bağlayarak tekrar sonsuz bir hayata sahip olacağını anlamaktır.

Hiç bir insanın hakkı yoktur ki diğer bir insanın hakkına hukukuna tecavüz etsin ve ondan üstün olsun.

Bundan dolayı inandığımız dine göre inandığımız peygamberler insanlar içinden seçilmiştir.

MAG