Türkiye’de yeni iş gücü tartışması. Nepal’den binlerce işçi getirildiği iddiası gündemde
Alt başlık: Fabrikalardan inşaat sektörüne kadar farklı alanlarda Nepalli işçilerin istihdam edildiği belirtiliyor
Türkiye’de yeni iş gücü tartışması: Nepal’den binlerce işçi getirildiği iddiası gündemde
Alt başlık: Fabrikalardan inşaat sektörüne kadar farklı alanlarda Nepalli işçilerin istihdam edildiği belirtiliyor. İşe alım aracılığı, ücretler, çalışma süreleri ve Türk işçilerinin istihdam olanakları tartışma konusu oldu.
Araştırmada ortaya çıkan dikkat çekici ayrıntılar
23 Temmuz 2026 tarihinde Evrensel gazetesinde yayımlanan kapsamlı araştırmada, Nepal’den Türkiye’ye işçi getirilmesinin arkasında özel istihdam büroları ve aracı şirketlerden oluşan bir mekanizma bulunduğu öne sürüldü.
Araştırmada, Ankara başta olmak üzere farklı şehirlerdeki fabrikalarda Nepalli işçilerin çalıştırıldığı, işçi temininin ise Nepal ve Türkiye’deki şirketler aracılığıyla gerçekleştirildiği aktarıldı.
Haberde Euro Nepal adlı şirketin, tekstil, mobilya, gıda, inşaat, turizm ve madencilik gibi farklı sektörlere işçi temin ettiği belirtildi.
Araştırmada adı geçen şirketin yaklaşık 120 firmaya işçi sağladığı ve toplamda 4 bin 500 civarında Nepalli işçinin Türkiye’ye getirildiğini ifade ettiği de aktarıldı. Bu rakam bağımsız bir resmî istatistik değil, şirketin faaliyetlerine ilişkin aktarılan bir bilgi olarak değerlendirilmelidir.
Hangi sektörlerde çalıştırılıyorlar?
Nepal’den getirilen işçilerin özellikle sanayi ve üretim alanlarında istihdam edildiği belirtiliyor.
Araştırmalarda adı geçen işletmeler arasında şunlar bulunuyor:
– Alpin Çorap
– Hidromek
– Mitaş
– Petlas
– Kumtel
– Astor
– Duyar Vana
– Fernas İnşaat
Bu şirketlerin isimlerinin araştırmalarda geçmesi, her bir işletmenin çalışma koşullarına ilişkin iddiaların ayrı ayrı kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Ancak yabancı işçi istihdamının farklı sektörlere yayıldığına işaret ediyor.
12-16 saat çalışma ve pasaport iddiaları
Konunun en fazla tartışma yaratan boyutu ise işçilerin çalışma ve barınma koşulları.
Evrensel gazetesinin araştırmasında bazı Nepalli işçilerin günlük 12 saate, hafta sonlarında ise 16 saate varan sürelerle çalıştırıldıkları, fazla mesai ücretlerini alamadıkları ve pasaportlarının işverenler tarafından alıkonulduğu yönündeki anlatımlara yer verildi.
Ayrıca bazı işçilerin fabrika çevresindeki prefabrik alanlarda veya toplu konaklama yerlerinde barındırıldığı, yaşam alanlarında yoğun kamera gözetimi bulunduğu iddia edildi.
İşçilerin işten ayrılmaları durumunda borçlandırılabilecekleri ve çalışma koşullarına itiraz etmekte zorlandıkları yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Bu iddialar henüz bütün işletmeler bakımından kesinleşmiş yargı kararları olarak değerlendirilmemeli. Ancak işçi hakları ve insan ticaretiyle mücadele açısından yetkili kurumların incelemesini gerektiren ciddi konular bulunuyor.
Konu TBMM gündemine taşındı
Nepalli işçilerin çalışma koşullarına ilişkin iddialar milletvekillerinin de dikkatini çekti.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Önergede 2017 yılından itibaren Türkiye’ye getirilen yabancı işçi sayısı, özel istihdam bürolarının faaliyetleri, işyerlerinde yapılan denetimler, pasaportlara el konulması ve işçilerin ücret haklarına ilişkin sorular yöneltildi.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da Nepalli işçilerin çalışma ve barınma koşullarına ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı.
Böylece konu yalnızca işçi temini değil, devletin denetim sorumluluğu ve göçmen işçilerin hukuki güvenceleri bakımından da tartışılmaya başlandı.
Yabancı işçi çalıştırmak Türkiye’de yasal mı?
Türkiye’de yabancı uyruklu kişilerin çalıştırılması yasak değil. Ancak bunun belirli hukuki şartları bulunuyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının düzenlemelerine göre yabancı çalışanlar için çalışma izni alınması gerekiyor. Genel değerlendirme kriterlerinde, her bir yabancı çalışan için beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi esası bulunuyor. Bununla birlikte belirli mali yeterlilik ve istisna hükümleri de uygulanıyor.
Diğer mesleklerde çalışacak yabancılara ödenecek ücretin de yürürlükteki brüt asgari ücretin altında olmaması gerekiyor.
Dolayısıyla Türkiye’ye işçi getirilmesi tek başına hukuka aykırı değil. Asıl mesele, çalışma izinlerinin, ücretlerin, sigorta yükümlülüklerinin ve çalışma koşullarının mevzuata uygun olup olmadığı.
Türkiye’de işsizlik tartışması: Yerli iş gücü ne olacak?
Konunun Türkiye açısından en önemli boyutlarından biri de işsizlik ve ücret politikaları.
Bir tarafta iş arayan, geçim sıkıntısı yaşayan ve iş bulmakta zorlanan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bulunuyor. Diğer tarafta ise yurt dışından işçi temin eden şirketlerin faaliyetleri gündeme geliyor.
Burada sorulması gereken soru, yabancı işçilerin Türkiye’deki istihdam ihtiyacını karşılamak için mi getirildiği, yoksa daha düşük maliyetli iş gücü oluşturmak amacıyla mı tercih edildiğidir.
Bu soruya yalnızca işçi sayıları üzerinden cevap verilemez. İşverenlerin neden yabancı işçi tercih ettiği, yerli işçilerin hangi ücret ve çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kaldığı, yabancı işçilerin hangi ücretlerle çalıştırıldığı ve işyerlerinde denetimlerin nasıl yapıldığı birlikte incelenmelidir.
Yabancı işçiler de daha iyi bir yaşam ve gelir elde etmek amacıyla ülkelerinden ayrılıyor. Onların haklarının korunması ile Türkiye’deki çalışanların istihdam olanaklarının korunması birbirine karşıt hedefler olmak zorunda değil.
Sonuç: Mesele yalnızca Nepal’den işçi getirilmesi değil
Nepal’den Türkiye’ye işçi getirilmesiyle ilgili haberler, Türkiye’nin çalışma hayatında daha geniş bir tartışmayı gündeme taşıyor.
İşverenlerin iş gücü ihtiyacı, işsizliğin boyutu, ücretlerin seviyesi, yabancı işçilerin çalışma koşulları ve istihdam bürolarının denetimi aynı konunun parçaları.
Kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular ise açık:
– Türkiye’ye son yıllarda kaç yabancı işçi getirildi?
– Bu işçilerin ne kadarı çalışma izniyle istihdam edildi?
– Yerli işçilerle yabancı işçiler arasında ücret farkı bulunuyor mu?
– İşçi temin eden aracı şirketler hangi kurumlar tarafından denetleniyor?
– Pasaportlara el konulması ve zorla çalıştırma iddiaları hakkında hangi işlemler yapıldı?
Bu soruların yanıtı, yalnızca Nepalli işçilerin değil, Türkiye’deki bütün çalışanların geleceği açısından önem taşıyor.
Haber Veriyoruz olarak meseleye yaklaşımımız: Bir ülkeden gelen işçileri sorun olarak göstermek yerine, iş gücü piyasasında kurulan sistemin nasıl işlediğini, işverenlerin sorumluluklarını ve çalışanların haklarının ne ölçüde korunduğunu sorgulamak gerekiyor.


