Sahte Zeytinyağının Ustası Sabri Akın Yine Gündemde.
71 Farklı Marka, 132 Tağşiş Kaydı.
71 FARKLI MARKA, 132 TAĞŞİŞ KAYDI: ZEYTİNYAĞINDA AYNI İSİM YENİDEN GÜNDEMDE
Farklı markalarla yeniden gündeme gelen zeytinyağı skandalı, gıda denetimlerinin caydırıcılığını tartışmaya açtı. Sabri Akın ile bağlantılı işletmelerin ürünleri, Tarım ve Orman Bakanlığının taklit ve tağşiş listelerinde bir kez daha yer aldı. Son kayıt bu kez Ayvalık Doğal markasıyla geldi.
Türkiye’de tüketicilerin güvenerek satın aldığı zeytinyağlarında tağşiş sorunu gündemden düşmüyor. Tarım ve Orman Bakanlığının 12 Ekim 2026 tarihli duyurusuna göre, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde faaliyet gösteren Onay Ticaret – Sabri Akın adına kayıtlı Ayvalık Doğal markalı zeytinyağında tohum yağı tespit edildi.
Gıda Bülteni’nin araştırmasına göre, Sabri Akın ile bağlantılı Onay Ticaret ve SSC Grup Tarım Gıda işletmeleri, yıllar içinde 71 farklı zeytinyağı markasıyla Bakanlığın taklit ve tağşiş listelerinde yer aldı. Bu işletmelerle ilişkilendirilen toplam kayıt sayısının 132’ye ulaştığı bildirildi.
BU KEZ AYVALIK DOĞAL MARKASI LİSTEDE
Son duyuruda yer alan ürün, 5 litrelik ambalajda satışa sunulan ve etiketinde natürel sızma zeytinyağı ibaresi bulunan Ayvalık Doğal markalı ürün oldu. Haberlere göre, 012 parti numaralı üründe zeytinyağına tohum yağları karıştırıldığı belirlendi.
Bu gelişme, aynı işletmeyle bağlantılı farklı markaların geçmişte de benzer tespitlerle kamuoyuna açıklanmış olması nedeniyle dikkat çekti.
AYVALIK KOOPERATİF, AYVALIK İNCİSİ, AYVALIK DOĞAL…
Kayıtlara yansıyan markalar arasında Ayvalık Kooperatif ve Ayvalık İncisi de bulunuyor.
28 Nisan 2025 tarihli duyuruda Ayvalık Kooperatif markalı erken hasat, soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağında daha düşük kaliteli yağ ve tohum yağı karışımı tespit edildiği bildirildi.
15 Ağustos 2025 tarihli duyuruda ise Ayvalık İncisi markalı 5 litrelik zeytinyağı, tohum yağı karıştırılması nedeniyle listede yer aldı.
12 Ekim 2026 tarihli son duyuruyla birlikte bu kez Ayvalık Doğal markası gündeme geldi. Farklı markalar altında satışa sunulan ürünlerde aynı işletme adının tekrar tekrar görülmesi, denetimlerin ve uygulanan yaptırımların etkinliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
DAHA ÖNCE BAŞKA ÜRÜNLERDE DE TESPİTLER YAPILDI
Gıda Bülteni’nin geçmiş araştırmalarında, aynı işletmelerle bağlantılı çeşitli ürünlerde ayçiçeği, pamuk, aspir, kanola, keten tohumu ve susam yağı gibi bitkisel yağların tespit edildiği aktarıldı.
Mart 2026’da gündeme gelen Mudanya Köy-Koop markalı 5 litrelik soğuk sıkım zeytinyağına ilişkin haberde ise tohum yağına ek olarak gıdada kullanımına izin verilmeyen tekstil boyası tespit edildiği bildirildi.
Bu kayıtlar, sorunun yalnızca marka isimlerinden ibaret olmadığını; ürünün içeriğinin, üretici bilgilerinin ve parti numarasının da tüketici açısından önem taşıdığını gösteriyor.
132 KAYIT VAR, PEKİ YAPTIRIMLAR NE DURUMDA?
Burada yanıt bekleyen önemli bir soru bulunuyor: Farklı markalarla tekrarlanan tağşiş tespitlerine karşı hangi idari yaptırımlar uygulandı?
Gıda Bülteni’nin 17 Ekim 2026 tarihli haberinde, ilgili işletmeler hakkında bugüne kadar kaç idari yaptırım uygulandığı, kaç suç duyurusunda bulunulduğu ve bunların yargı süreçlerindeki sonuçları konusunda kamuoyuna açıklanmış toplu bir bilgi bulunmadığı belirtildi.
Dolayısıyla 132 sayısı, haberlere göre işletmelerle ilişkilendirilen tağşiş kayıtlarının toplamını ifade ediyor. Bu sayıyı 132 ayrı mahkûmiyet veya kesinleşmiş ceza olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Ancak farklı markalarla tekrarlanan resmî ürün tespitleri, gıda güvenliği denetimlerinin sonuçları ve uygulanan yaptırımlar hakkında daha kapsamlı kamusal bilgilendirmeye ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.
TÜKETİCİ NE YAPMALI?
Natürel sızma zeytinyağı, zeytin meyvesinden mekanik veya fiziksel yöntemlerle elde edilmelidir. Ürüne başka bitkisel yağların karıştırılması, etikette belirtilen ürün niteliğiyle gerçek içerik arasında uyumsuzluk oluşturur.
Tüketiciler şüpheli ürünleri satın almadan önce Tarım ve Orman Bakanlığının güncel taklit ve tağşiş duyurularını kontrol edebilir. Ürünün markasının yanında üretici veya işletme bilgisine ve parti numarasına da bakılması önemlidir.
Sonuç olarak: Farklı markalarla tekrarlanan tağşiş tespitleri, yalnızca tüketicinin cebini değil, gıda sektörüne duyulan güveni de ilgilendiriyor. Asıl mesele, bir markanın listede yer almasının ötesinde, benzer ihlallerin tekrarını önleyecek denetim ve yaptırımların ne ölçüde etkili olduğudur.


