Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Yapay Zekadan Değil, Seni Yönetenlerden Kork

Yapay Zeka insanlığa salınan yeni bir korku ve algı oluşturma operasyonudur.

66.669

Yapay Zekadan Değil, Seni Yönetenlerden Kork

Yapay Zeka insanlığa salınan yeni bir korku ve algı oluşturma operasyonudur.

Son dönemde medya organlarında, sosyal platformlarda ve teknoloji bültenlerinde aralıksız pompalanan yapay zeka haberlerinin tek bir ortak noktası var: İnsanlığa korku salmak. “Yapay zeka işlerimizi elimizden alacak”, “Kontrolden çıkıp dünyayı ele geçirecek”, “İnsan ırkının sonunu getirecek” gibi felaket senaryoları, ardı arkası kesilmeyen bir manipülasyon çarkının dişlileri olarak çalışıyor.

Ancak bir saniye durup mantık süzgecinden geçirelim: Gerçekten kontrolsüz bir yapay zeka var olabilir mi? Eğer bugün bağımsız, durdurulamaz ve insan iradesini aşan bir yapay zeka gerçekten çalışır haledeyse, bu demektir ki teknoloji insanlığın bildiği ve tahmin ettiğinin fersah fersah ötesine geçmiştir. Böyle devasa bir sıçrama yaşandıysa, bunun derhal ve şeffaf bir şekilde tüm insanlığa bilgi olarak sunulması gerekir. Eğer sunulmuyor ve aksine bir korku unsuru olarak kullanılıyorsa, burada başka bir tezgah dönüyor demektir.

Bilim Kurgunun Gerçekliğe Evrilen Maskesi

Bugün yapay zekanın getirdiği tehditleri tartışırken popüler kültürün ve sinemanın derin etkisini görmezden gelemeyiz. Fringe, Agents of S.H.I.E.L.D. veya Heroes gibi yapımların temel temalarına baktığımızda, bilimin kontrolden çıkan sonuçlarının insanlığa sunulduğunu görürüz. Neden mi? Çünkü bu kurgusal senaryoların arka planı, aslında insanlığın zihnini olası gelişmelere hazırlamak veya geçmişte gizlenmiş gerçekleri zamana yayarak hazmettirmek için tasarlanmıştır.

Hatta bu tür yapımlar, günümüzdeki bazı devasa teknolojik ve sosyolojik kırılmaları bile 1900’lü yıllara, hatta daha eski dönemlere ait olaylarmış gibi lanse ederek algıyı manipüle ederler. Bu perspektiften bakıldığında, içinde yaşadığımız medeniyetin zaten çoktan aşırı derecede ilerlemiş bir “süper zeka” sisteminin merkezinde olduğu gerçeğiyle yüzleşiriz. Bu zeka sadece robotlara ya da ekranlara yüklenmiş soyut bir kod değil; insanlığı yönlendiren görünmez bir akıldır.

Korkunun Evrimi ve Yönetenlerin Kaygısı

Medyanın bize dayattığı “Yapay zeka insanlığa şöyle yapacak, böyle ele geçirecek” söylemi, saf bir manipülasyondan başka bir şey değildir. Çünkü böylesine devasa bir teknolojik güç eğer gerçekten icat edildiyse, onu elinde bulunduranlar zaten mutlak bir kontrol mekanizmasına sahiptir. Eğer bu kontrolü ellerinde tutamasalardı, dünyayı çoktan terk etmek zorunda kalırlardı ya da sistem tamamen çökerdi.

Burada asıl odaklanılması gereken nokta, insanlığın psikolojik evrimidir. Artık insanlarda korku mekanizması değişti. Geleneksel tehditler, ekonomik krizler, savaşlar, hatta ölüm gerçeği bile günümüz insanını eskisi gibi korkutmuyor, sarsmıyor. İnsanlar bir şekilde bu krizlere bağışıklık kazandı. İşte insanlığı yöneten odakları en çok kaygılandıran şey tam da bu duyarsızlaşmadır.

Kitleleri kontrol edebilmek, yönlendirebilmek ve otoriteyi sorgulatmamak için yeni bir korku imparatorluğuna ihtiyaçları vardı. O yeni korku da bugün üzerine titizlikle inşa edilen “Yapay Zeka Korkusu”dur.

Bu kadar basit ve net olan bir durumu toplumun geniş kesimleri henüz fark etmese de, olayların ardındaki bu senaryoyu okuyabilen ve uyanık olan azınlık bir kesim gerçeğin net bir şekilde farkındadır. Gerçek tehlike yapay zekanın kendisi değil; o yapay zekayı bir zihin kontrol ve korku aparatı olarak kullanan sistemin ta kendisidir.

“Aslında bu korkunun arkasında çok daha pratik bir ekonomik ve politik kriz yatıyor. Yapay zekayı ‘kontrol edilemeyen tehlikeli bir canavar’ gibi göstermek, onu üreten monopollerin devletler tarafından denetlenmesini engellemek için yarattıkları mükemmel bir dokunulmazlık zırhıdır. ‘Biz çok güçlü bir şey yarattık, ona müdahale edemezsiniz’ mesajıyla sistemlerini koruyorlar. Dahası, yarattıkları ekonomik ve sosyal krizlerin faturasını insanlığa değil, gizemli algoritmik hatalara keserek sorumluluktan kaçıyorlar. Hollywood filmleriyle yıllardır zihinlerimize kazınan kıyamet senaryoları ise bu sürecin önceden hazırlanmış zihin egzersizlerinden başka bir şey değildir.”

Haber Veriyoruz