Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Trump İran’a saldıracak mı?

Bir tehditten fazlası mı yoksa küresel bir oyun mu?

52.004

Trump İran’a Saldıracak mı?

Bir Tehditten Fazlası mı yoksa küresel bir gözdağı mı?

ANALİZ

Dünya, bir kez daha Amerikan merkezli bir kriz senaryosunun eşiğinde. Donald Trump’ın İran’a yönelik kullandığı sert dil, yalnızca bir diplomatik gerilim değil; askerî, ekonomik ve psikolojik baskının eş zamanlı devreye sokulduğu klasik bir “ABD doktrini”nin güncellenmiş hâlidir.

Trump’ın açıklamalarında dikkat çeken temel nokta şudur: Bu bir “ani öfke” değil, hesaplanmış bir güç gösterisidir.

ABD donanmasının Orta Doğu’ya doğru kaydırılması, uçak gemileri, destroyerler ve hava unsurlarıyla verilen mesaj nettir:

“Masaya oturmazsan, masa senin üstüne kurulur.”

Ancak burada asıl soru şudur: Bu masa gerçekten İran için mi kuruluyor, yoksa tüm dünyaya mı?

İran, nükleer programı üzerinden yıllardır baskı altında tutuluyor. Anlaşmalar yapıldı, bozuldu, yaptırımlar geldi, gitti. Fakat değişmeyen tek şey var: İran, teslim olmadı.

Trump’ın asıl rahatsızlığı da tam olarak burada başlıyor.

ABD NE İSTİYOR? (GÖRÜNEN VE GÖRÜNMEYEN)

Görünürdeki talep: İran’ın nükleer faaliyetlerini tamamen sınırlandırması
Görünmeyen ama esas hedef: İran’ın bölgesel etkisinin kırılması Çin ve Rusya’ya giden enerji ve jeopolitik damarların kesilmesi, Orta Doğu’da tek merkezli güç dengesinin yeniden kurulması

İran ise bu tabloda yalnız değil. Çin, Rusya ve kısmen bölge ülkeleri, ABD’nin tek taraflı müdahale reflekslerinden rahatsız.

Bu nedenle mesele artık “Trump İran’a saldırır mı?” sorusundan çıkmış durumda.
Asıl soru şudur:

ABD, dünyaya bir kez daha “ben hâlâ buradayım” demek için İran’ı mı seçti?

OLASI SENARYOLAR

1️⃣ SENARYO: BASKI + GERİ ADIM (EN OLASI)

ABD askerî varlığını artırır, söylem sertleşir, piyasalar gerilir. Ama son anda “diplomasi” devreye sokulur.

Bu senaryo, Trump’ın en sevdiği modeldir: Önce korku, Sonra pazarlık, En son “ben kazandım” söylemi, İran sınırlı tavizler verir, ABD bunu büyük zafer gibi sunar.

SENARYO: DOLAYLI ÇATIŞMA (TEHLİKELİ)

ABD, İran’ı doğrudan vurmaz.
Bunun yerine: İran destekli gruplar, Suriye, Irak veya Körfez hattı, üzerinden sınırlı askerî hamleler gelir.

Bu model, bölgeyi uzun süreli bir kaosa sürükler ama “resmî savaş” ilan edilmez.

SENARYO: DOĞRUDAN SALDIRI (DÜŞÜK AMA YIKICI)

Bu senaryo şu an için en düşük ihtimaldir.
Çünkü: İran misilleme kapasitesine sahiptir. Petrol fiyatları fırlar. Küresel ekonomi ağır darbe alır. ABD kontrol edemeyeceği bir sürece girer.

Ancak tarihin bize öğrettiği bir gerçek var:Akıl dışı görünen senaryolar, kriz anlarında bir gecede gerçeğe dönüşebilir.

BU BİR SAVAŞ DEĞİL, GÜÇ GÖSTERİSİ AMA GÜÇ GÖSTERİLERİ BAZEN SAVAŞLA BİTER

Trump’ın İran’a yönelik dili tesadüf değildir. Bu çıkış, yalnızca Tahran’a değil; Avrupa’ya, Çin’e, Rusya’ya ve hatta ABD iç kamuoyuna verilmiş çok katmanlı bir mesajdır.

Dünya, bir kez daha Amerikan kararlarının gölgesinde nefesini tutmuş bekliyor.

Ama unutulmaması gereken gerçek şudur: Her baskı, bir gün karşı baskıyı doğurur. Ve tarih, bunu defalarca ispatlamıştır.

✍️ Mehmet Arkın Gürbüz
HaberVeriyoruz.com – Özel Analiz

Enable Notifications OK No thanks